
Terapi Türleri: Hangisi Bana Uygun?
Clinisyn Klinik İçerik Ekibi
Ruh sağlığı uzmanları ve editör ekibi
İçindekiler
- Önce şunu netleştirelim: "en iyi terapi" diye bir şey yok
- Kanıta dayalı ne demek?
- Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
- BDT hangi durumlarda sık öne çıkar?
- Şema Terapi
- Şema terapi kimler için düşünülür?
- EMDR (Travma odaklı çalışma)
- EMDR hangi durumlarda öne çıkar?
- Psikodinamik Terapi
- Psikodinamik terapi kimler için uygun olabilir?
- Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)
- ACT hangi durumlarda düşünülür?
- Diyalektik Davranış Terapisi (DBT)
- DBT kimler için öne çıkar?
- Çift ve Aile Terapisi
- Ne zaman çift veya aile terapisi?
- Kişi Merkezli Terapi
- Kişi merkezli yaklaşım kimler için?
- Peki yöntemden daha önemli olan ne? Terapötik ittifak
- Hangi uzman hangi yöntemi uygular?
- Ne zaman terapi, ne zaman ilaç, ne zaman ikisi birlikte?
- Peki nasıl seçeceğim? Pratik bir yol haritası
- Adım 1: Acil bir risk var mı?
- Adım 2: Sorunu kabaca tanımlayın
- Adım 3: Bir uzmana danışın ve sorun
- Adım 4: İlişkiye dikkat edin
- Adım 5: Süreç esnektir
- Sık sorulan sorular
- İlgili yazılar
Hangi terapi bana uygun sorusunun dürüst cevabı şudur: Herkes için geçerli tek bir "en iyi terapi" yoktur. Doğru yöntem; yaşadığınız soruna, kişiliğinize, geçmişinize ve en az bunlar kadar önemlisi terapistle kurduğunuz ilişkiye göre değişir. Bilimsel araştırmalar yıllardır şunu gösteriyor: Birçok kanıta dayalı terapi yöntemi, doğru kişiye doğru zamanda uygulandığında benzer ölçüde işe yarar. Yani aslında soru "hangi yöntem mucize?" değil, "benim durumuma ve bana en çok uyan yaklaşım hangisi?" sorusudur. Bu yazıda başlıca terapi türlerini halk diliyle, abartısız ve bilimsel doğrulukla anlatıyoruz.
Amacımız size bir tedavi reçetesi yazmak değil. Hangi terapinin sizin için uygun olduğuna, sizi değerlendiren ruh sağlığı uzmanıyla birlikte karar verirsiniz. Aşağıdaki bilgiler, o görüşmeye daha hazırlıklı gitmenize ve karşınıza çıkan yöntem isimlerinin ne anlama geldiğini anlamanıza yardımcı olmak içindir.
Güncellik ve sorumluluk reddi: Son güncelleme 24 Haziran 2026. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da bireysel danışmanlık yerine geçmez. Hangi terapinin sizin için uygun olduğu ancak sizi muayene eden bir ruh sağlığı uzmanı tarafından belirlenebilir. İlaç gerekip gerekmediği yalnızca hekim (psikiyatrist) kararıdır; bu yazıda hiçbir ilaç, doz ya da tedavi önerisi yer almaz. Acil bir durumdaysanız, intihar düşünceniz ya da kendinize/başkasına zarar verme riskiniz varsa beklemeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.
Anahtar nokta: Onlarca araştırmanın işaret ettiği güçlü bir bulgu var: Terapinin işe yaramasında, kullanılan yöntemin türünden daha belirleyici olan şey çoğu zaman "terapötik ittifak"tır. Yani sizinle terapistiniz arasındaki güven, anlaşılmış hissetme ve ortak hedefe yürüme duygusu. Bu yüzden "en doğru yöntemi" bulmak kadar, kendinizi rahat ve güvende hissettiğiniz bir terapist bulmak da önemlidir.
Önce şunu netleştirelim: "en iyi terapi" diye bir şey yok
İnternette sık karşılaşılan bir hata, terapi türlerini birbiriyle yarıştırmaktır. "EMDR mi BDT mi daha iyi?", "şema terapi hepsini geçer mi?" gibi sorular aslında yanlış kurgulanmış sorulardır. Çünkü kanıta dayalı terapi yöntemleri farklı sorunlar, farklı kişiler ve farklı hedefler için geliştirilmiştir. Bir yöntem travma için öne çıkarken, bir diğeri ilişki kalıpları ya da yaşam anlamı için daha uygun olabilir.
Bunu bir benzetmeyle düşünebilirsiniz: Nasıl ki "en iyi spor" diye bir şey yoksa (yüzme, koşu, ağırlık çalışmak farklı amaçlara hizmet eder), "en iyi terapi" de yoktur. Önemli olan, hedefinize ve size uyan yöntemi, işinde iyi ve sizinle uyum kurabilen bir uzmanla yürütmektir.
Kanıta dayalı ne demek?
Bu yazıda anlattığımız yöntemlerin çoğu "kanıta dayalı" yaklaşımlardır. Yani bilimsel çalışmalarda test edilmiş, belirli durumlarda işe yaradığına dair veri biriktirmiş yöntemlerdir. Kanıta dayalı olmak bir yöntemi "her derde deva" yapmaz; sadece "rastgele bir uygulama değil, üzerinde araştırma var" demektir. Tanımsız, bilimsel temeli olmayan "kuantum terapisi", "bilinçaltı temizliği" gibi adlandırmalara ise temkinli yaklaşmak gerekir.

Randevu, seans ve ödeme tek panelde
Takvim, online görüşme, ödeme ve danışan dosyaları tek yerde. Kağıt işini bırakın, danışana odaklanın.
Ücretsiz DeneyinBilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
BDT, dünyada en çok araştırılmış ve en yaygın kullanılan terapi yöntemlerinden biridir. Temel fikri sade: Düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız birbirine bağlıdır. Olaylara yüklediğimiz anlamı (düşünceyi) fark edip değiştirdiğimizde, hissettiklerimiz ve davranışlarımız da değişebilir.
BDT genellikle "şimdi ve burada" odaklıdır, yapılandırılmıştır ve görece kısa sürelidir. Seanslarda çoğu zaman somut hedefler belirlenir, ev ödevleri verilir ve ilerleme takip edilir.
BDT hangi durumlarda sık öne çıkar?
Araştırmalar BDT'nin özellikle şu alanlarda etkili olabildiğini gösterir (kesin bir reçete değil, genel bir yönelimdir):
- Kaygı bozuklukları (yaygın anksiyete, panik, fobiler, sosyal kaygı)
- Depresyon
- Obsesif kompulsif belirtiler
- Uyku sorunları ve stresle baş etme
BDT, "düşünce kalıplarımı fark edip değiştirmek, somut tekniklerle ilerlemek istiyorum" diyen kişilere genellikle iyi gelir.
Ücretsiz e-kitaplarımızı incelediniz mi?
Konunun tamamını sıralı kontrol listeleriyle e-postanıza gönderelim.
Şema Terapi
Şema terapi, BDT'nin üzerine kurulmuş ama onu derinleştiren bir yaklaşımdır. "Şema" dediğimiz şey, çoğu zaman çocukluktan gelen, hayatımız boyunca tekrar eden derin örüntülerdir. Örneğin "terk edilirim", "yeterince iyi değilim", "kimseye güvenilmez" gibi kalıplar. Bu kalıplar yetişkinlikte ilişkilerimizi ve seçimlerimizi sessizce yönetebilir.
Şema terapi, bu eski örüntülerin kökenine inip onları fark etmeyi ve değiştirmeyi hedefler. Genellikle BDT'ye göre daha uzun sürelidir.
Şema terapi kimler için düşünülür?
Şema terapi, özellikle "aynı sorunları tekrar tekrar yaşıyorum", "ilişkilerimde hep benzer kalıplara düşüyorum" diyen ya da uzun süredir devam eden, kişilik ve ilişki örüntüleriyle bağlantılı zorluklar yaşayan kişilerde sık tercih edilir. Tek seferlik bir krizden çok, yıllardır süren tekrar eden örüntüler söz konusuysa öne çıkabilir.

Size özel uzman web siteniz dakikalar içinde
Tanıtım yönetmeliğine uygun, randevu alan profesyonel web siteniz hazır şablonlarla kurulsun.
Web Sitenizi KurunEMDR (Travma odaklı çalışma)
EMDR, açılımıyla "Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme", özellikle travmatik anılarla çalışmak için geliştirilmiş bir yöntemdir. Travmatik bir olay bazen zihinde tam olarak "işlenemeden" sıkışıp kalır; kişi yıllar sonra bile o anı hatırladığında sanki yeniden yaşıyormuş gibi yoğun tepkiler verebilir.
EMDR seanslarında, terapist eşliğinde anı üzerinde çalışılırken göz hareketleri gibi çift yönlü uyaranlar kullanılır. Amaç, sıkışmış anının daha az rahatsız edici biçimde yeniden işlenmesidir.
EMDR hangi durumlarda öne çıkar?
EMDR, özellikle travma sonrası stres belirtileri ve geçmişteki örseleyici yaşantılarla bağlantılı zorluklarda sık başvurulan, bu alanda kanıt biriktirmiş bir yöntemdir. Travmatik bir olayın etkisini hâlâ üzerinizde taşıdığınızı düşünüyorsanız, değerlendirme için bu yöntemi bilen bir uzmana danışmak anlamlı olabilir. EMDR'nin uygun olup olmadığı ve nasıl uygulanacağı, eğitimli bir uzmanın değerlendirmesini gerektirir.
Psikodinamik Terapi
Psikodinamik terapi, kökleri psikanalize dayanan ama daha esnek ve modern bir yaklaşımdır. Temel fikri, bugünkü zorluklarımızın çoğu zaman farkında olmadığımız iç çatışmalardan, geçmiş ilişkilerimizden ve bilinçdışı örüntülerden beslendiğidir.
Bu yöntem, hızlı teknik çözümlerden çok, kişinin kendini derinlemesine anlamasına odaklanır. "Neden hep böyle hissediyorum?", "bu örüntü nereden geliyor?" sorularının peşine düşer. Genellikle daha uzun soluklu bir süreçtir.
Psikodinamik terapi kimler için uygun olabilir?
Bu yaklaşım, "belirtimi geçirmekten çok kendimi anlamak istiyorum", "iç dünyamı keşfetmeye açığım" diyen ve süreç için zaman ayırmaya istekli kişilere genellikle daha uygun gelir. Hızlı, ödev odaklı bir yapıdan çok, derinlikli bir keşif arayanlar için öne çıkabilir.
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)
ACT (Türkçe okunuşuyla "akt"), nispeten yeni ama kanıt biriktiren bir yaklaşımdır. Diğer bazı yöntemler "olumsuz düşünceyi değiştirmeye" odaklanırken, ACT farklı bir yol önerir: Acı veren düşünce ve duygularla savaşmak yerine onlara yer açmayı, onlarla beraber yaşamayı ve buna rağmen değer verdiğimiz hayatı yaşamayı hedefler.
Yani ACT'in odağı "kötü hissetmeyi tamamen yok etmek" değil, "kötü hissetsem bile benim için anlamlı olanı yapabilmek"tir. Farkındalık (mindfulness) temelli teknikler bu yaklaşımın önemli bir parçasıdır.
ACT hangi durumlarda düşünülür?
ACT; kronik stres, kaygı, depresyon belirtileri ve kaçınılması zor zorluklarla (örneğin süregelen bir sağlık sorunuyla) baş etmede sık kullanılır. "Duygularımla savaşmaktan yoruldum, onlarla barışık biçimde değerli bir hayat kurmak istiyorum" diyen kişilere genellikle hitap eder.
Diyalektik Davranış Terapisi (DBT)
DBT, başlangıçta yoğun duygusal dalgalanmalar ve kendine zarar verme davranışlarıyla baş etmek için geliştirilmiş, sonra alanı genişlemiş bir yöntemdir. İki şeyi aynı anda dengelemeye çalışır: bir yandan kişiyi olduğu gibi kabul etmek, bir yandan da değişim için somut beceriler kazandırmak.
DBT genellikle dört temel beceri alanı üzerine kuruludur: farkındalık, sıkıntıya dayanma, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde etkili olma. Çoğu zaman bireysel terapinin yanında beceri grupları da içerir.
DBT kimler için öne çıkar?
DBT, özellikle yoğun ve hızlı değişen duygular, dürtüsellik, kendine zarar verme eğilimi ya da ilişkilerde sık yaşanan fırtınalı dönemlerle baş etmede kanıt biriktirmiştir. "Duygularım çok yoğun ve onları yönetecek somut becerilere ihtiyacım var" diyen kişilerde sık tercih edilir. Bu yöntemin uygunluğu mutlaka bir uzman değerlendirmesi gerektirir.
Çift ve Aile Terapisi
Şimdiye kadar saydıklarımız çoğunlukla bireyle yapılan çalışmalardı. Bazı sorunlar ise tek bir kişiyle değil, ilişki sisteminin kendisiyle ilgilidir. Çift ve aile terapisi tam burada devreye girer.
Bu yaklaşımda "sorunlu olan kişi" aramak yerine, kişiler arasındaki iletişim kalıpları, döngüler ve roller ele alınır. Odak, bireyin iç dünyasından çok ilişkinin işleyişine kayar.
Ne zaman çift veya aile terapisi?
- Sürekli tekrarlayan, kısır döngüye dönüşen çift tartışmaları
- İletişimin koptuğu, güvenin zedelendiği ilişkiler
- Aile içi çatışmalar, ergenle yaşanan zorluklar, geçiş dönemleri (boşanma, kayıp, yeni bir üyenin katılması)
Sorun ilişkinin kendisinde düğümleniyorsa, bireysel terapi yerine ya da onunla birlikte çift/aile terapisi düşünülebilir.
Kişi Merkezli Terapi
Kişi merkezli (ya da danışan merkezli) yaklaşım, terapistin yol göstermekten çok, koşulsuz kabul ve gerçek bir anlayış sunduğu bir zemin yaratmasına dayanır. Temel inanç şudur: İnsanın kendini iyileştirme ve büyüme potansiyeli, güvenli ve yargısız bir ilişki içinde ortaya çıkar.
Bu yaklaşımda teknikler ve ödevler ön planda değildir; asıl "iyileştirici" olan, terapistin kurduğu kabul edici ve içten ilişkidir. Aslında bu felsefe, biraz sonra anlatacağımız terapötik ittifak kavramının da temelinde yatar.
Kişi merkezli yaklaşım kimler için?
"Yargılanmadan, kendi hızımda kendimi keşfetmek ve duyulmak istiyorum" diyen kişilere genellikle iyi gelir. Çoğu terapist, hangi yöntemi kullanırsa kullansın, bu yaklaşımın temel ilkelerini (empati, içtenlik, koşulsuz kabul) seansına taşır.
Peki yöntemden daha önemli olan ne? Terapötik ittifak
Buraya kadar birçok yöntem saydık. Şimdi belki de en önemli noktaya geldik. Onlarca yıllık araştırma, terapinin başarısında belirleyici olan en güçlü etkenlerden birinin yöntemin türü değil, terapötik ittifak olduğunu gösteriyor.
Terapötik ittifak üç şeyden oluşur: terapistinizle aranızdaki güven bağı, ortak hedefler üzerinde anlaşmak ve o hedefe nasıl gidileceği konusunda uyum. Kendinizi anlaşılmış, güvende ve yargılanmamış hissettiğiniz bir ilişki içinde, neredeyse her kanıta dayalı yöntem daha iyi sonuç verir.
Bunun sizin için pratik anlamı şudur: Çok "popüler" bir yöntemle çalışan bir terapistle kendinizi rahat hissetmiyorsanız, o yöntem size yaramayabilir. Tersine, size uygun bir yöntemi, güvendiğiniz bir terapistle yürütüyorsanız ilerleme şansınız yükselir. İlk birkaç seansta kendinizi duyulmuş hissetmiyorsanız, bunu konuşmak ya da başka bir terapistle devam etmek tamamen sizin hakkınızdır ve bu normaldir.
Hangi uzman hangi yöntemi uygular?
Sık sorulan bir soru da şudur: Bu yöntemleri kim uygular? Türkiye'de tablo kısaca şöyledir.
- Psikiyatrist (hekim): Tanı koyabilir, ilaç yazabilir ve psikoterapi de yapabilir. Yukarıdaki yöntemlerden birinde eğitim almışsa onu da uygulayabilir.
- Klinik psikolog: İlaç yazamaz ve tanı koyamaz; ağırlıklı olarak psikoterapi yürütür. Yukarıdaki yöntemlerin çoğu, bu yöntemlerde ayrıca eğitim/sertifika almış klinik psikologlar tarafından uygulanır.
- Psikolog (lisans mezunu): Yetki çerçevesi daha sınırlıdır ve genellikle kuruma bağlı çalışır.
Burada önemli olan unvan kadar, terapistin o yöntemde gerçekten eğitim almış olmasıdır. Örneğin EMDR ya da şema terapi gibi yaklaşımlar ayrı eğitim ve süpervizyon gerektirir. Bir uzmanın hangi yöntemlerde eğitimli olduğunu sormak tamamen sizin hakkınızdır.
Psikolog, klinik psikolog ve psikiyatrist arasındaki yetki farklarını ve hangi durumda hangisine başvurulacağını psikolog mu psikiyatrist mi rehberimizde ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Ne zaman terapi, ne zaman ilaç, ne zaman ikisi birlikte?
Çok sorulan bir başka soru da terapi ile ilaç arasındaki ilişkidir. Burada net olalım: İlaç gerekip gerekmediği yalnızca bir hekimin (psikiyatristin) değerlendirebileceği bir konudur. Bu yazı hiçbir ilaç ya da doz önermez.
Genel çerçeve şöyledir: Konuşmayla ilerlenebilecek pek çok durumda (stres, kaygı, ilişki sorunları, yas, yaşam geçişleri) terapi tek başına yeterli olabilir. Bazı durumlarda ise (örneğin belirtilerin ağır olduğu, günlük yaşamı ciddi biçimde aksattığı tablolar) hekim ilaç tedavisini değerlendirebilir. Pek çok durumda da en etkili yol, ilaç ve terapinin birlikte yürütülmesidir. İlaç belirtileri yatıştırırken, terapi altta yatan örüntüler üzerinde çalışır; ikisi birbirinin yerine geçmez, tamamlar.
Eğer ilaç gerekip gerekmediğinden emin değilseniz, bir psikiyatriste başvurmak güvenli bir başlangıçtır. Hekim değerlendirme sonrası, gerekiyorsa sizi uygun bir psikoterapi için yönlendirebilir.
Peki nasıl seçeceğim? Pratik bir yol haritası
Tüm bu bilgi karşısında "ben nereden başlayayım?" diye düşünebilirsiniz. Aşağıdaki adımlar yön bulmanıza yardımcı olabilir. Bu bir tedavi tavsiyesi değil, yönlendirici bir çerçevedir.
Adım 1: Acil bir risk var mı?
İntihar düşünceniz, kendinize ya da başkasına zarar verme riskiniz varsa, yöntem seçimiyle uğraşmayın; beklemeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Bu her şeyin önündedir.
Adım 2: Sorunu kabaca tanımlayın
"Travmatik bir olay mı?", "uzun süredir tekrar eden örüntüler mi?", "yoğun ve yönetilemeyen duygular mı?", "ilişki sorunu mu?", yoksa "kendimi derinlemesine anlamak mı istiyorum?" Sorunu kabaca tanımlamak, hangi yöntemlerin gündeme gelebileceği konusunda fikir verir. Ama kesin eşleştirmeyi uzmana bırakın.
Adım 3: Bir uzmana danışın ve sorun
Bir ruh sağlığı uzmanıyla ilk görüşmede, durumunuza hangi yaklaşımın uygun olabileceğini sorabilirsiniz. İyi bir uzman, neden o yöntemi önerdiğini sade biçimde anlatabilir. "Hangi yöntemlerde eğitimlisiniz?" diye sormaktan çekinmeyin.
Adım 4: İlişkiye dikkat edin
İlk birkaç seansta kendinizi duyulmuş, anlaşılmış ve güvende hissedip hissetmediğinize dikkat edin. Yöntem ne olursa olsun, bu his terapinin işe yaraması için kritiktir. Hissetmiyorsanız, bunu konuşmak ya da terapist değiştirmek hakkınızdır.
Adım 5: Süreç esnektir
İlk seçtiğiniz yöntem sizi bir yere kilitlemez. Süreç içinde ihtiyaç değişebilir; terapiyle başlayıp ilaç değerlendirmesi gündeme gelebilir ya da bir yaklaşımdan diğerine geçilebilir. Bu esneklik normaldir ve sürecin bir parçasıdır.
Sık sorulan sorular
Hangi terapi türü en etkilidir? Herkes için geçerli tek bir "en etkili" terapi yoktur. Araştırmalar, birçok kanıta dayalı yöntemin doğru kişiye doğru durumda uygulandığında benzer ölçüde işe yaradığını gösterir. Önemli olan, sorununuza ve size uyan bir yöntemi, güvendiğiniz ve uyum kurabildiğiniz bir uzmanla yürütmektir. Yöntemin türünden çok, terapötik ilişkinin kalitesi belirleyici olur.
BDT mi yoksa şema terapi mi bana uygun? Bu, yaşadığınız soruna bağlıdır. BDT genellikle daha kısa süreli, "şimdi ve burada" odaklı ve somut belirtilerle (kaygı, depresyon, panik gibi) çalışmada öne çıkar. Şema terapi ise çocukluktan gelen, hayat boyu tekrar eden derin örüntülerle çalışmak için geliştirilmiştir ve genellikle daha uzun sürelidir. Hangisinin size uygun olduğuna sizi değerlendiren bir uzmanla birlikte karar vermeniz en doğrusudur.
Travma yaşadım, hangi terapi türü önerilir? Travmatik yaşantılarla çalışmada EMDR ve travma odaklı yaklaşımlar bu alanda kanıt biriktirmiş yöntemlerdir. Ancak travmanın türü, süresi ve etkileri kişiden kişiye değişir; bu nedenle hangi yöntemin uygun olacağına, travma konusunda eğitimli bir uzmanın değerlendirmesiyle karar verilmelidir. Tek bir yöntemi peşinen "doğru" kabul etmek yerine, değerlendirme için uzmana başvurmak en sağlıklı yoldur.
Terapi mi ilaç mı daha iyi? İkisi rakip değildir ve "biri her zaman daha iyi" demek doğru olmaz. Konuşmayla ilerlenebilecek pek çok durumda terapi tek başına yeterli olabilir; bazı durumlarda hekim ilaç tedavisini değerlendirebilir; çoğu zaman da en etkili yol ikisinin birlikte yürütülmesidir. İlaç gerekip gerekmediği yalnızca bir psikiyatristin karar verebileceği bir konudur. Bu yazı hiçbir ilaç ya da doz önermez.
Terapistimle anlaşamazsam ne yapmalıyım? İlk birkaç seansta kendinizi anlaşılmış ve güvende hissetmiyorsanız, bunu öncelikle terapistinizle konuşabilirsiniz; çoğu zaman bu konuşma sürecin kendisine de iyi gelir. Yine de uyum kurulamıyorsa, başka bir terapistle devam etmek tamamen sizin hakkınızdır ve bu son derece normaldir. Terapinin başarısında terapötik ilişki belirleyici olduğu için, kendinizi rahat hissettiğiniz bir uzmanla çalışmak önemlidir.
Birden fazla terapi yöntemi bir arada kullanılır mı? Evet, kullanılabilir. Pek çok terapist tek bir yönteme sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine, kişinin ihtiyacına göre farklı yaklaşımlardan yararlanan bütünleştirici bir tutum benimser. Örneğin BDT teknikleriyle çalışırken farkındalık (ACT) öğelerinden de yararlanılabilir. Hangi kombinasyonun size uygun olduğunu uzmanınız değerlendirir.
Online terapide bu yöntemler uygulanabilir mi? Birçok yöntem online ortamda da uygulanabilir ve araştırmalar online terapinin pek çok durumda yüz yüze terapiye yakın sonuçlar verebildiğini gösterir. Ancak bazı durumlarda (örneğin ağır belirtiler ya da acil risk içeren tablolar) yüz yüze değerlendirme daha uygun olabilir. Sizin durumunuz için online çalışmanın uygun olup olmadığını uzmanınızla konuşmanız en doğrusudur.
İlgili yazılar
- Psikolog mu, psikiyatrist mi? Farkları ve hangi durumda hangisi
- Online terapi güvenilir mi? Bilmeniz gerekenler
- İlk terapi seansında neler olur?
- Terapi ne kadar sürer? Süreç hakkında bilmeniz gerekenler
- Sahte uzman nasıl anlaşılır? Diploma doğrulama rehberi
Konuyu daha bütünlüklü görmek isterseniz, terapi ve psikolojik destek rehberimize göz atabilirsiniz.



