Ana içeriğe atla
0850 304 77 98 Sizi Arayalım

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (Çocuklarda DEHB)

Çocuklarda dikkati sürdürmede güçlük, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle belirgin, çocukluk döneminde başlayan nörogelişimsel bir bozukluktur.

Clinisyn Klinik İçerik Ekibi tarafından hazırlandı·Uzman incelemesi: Prof. Dr. Mustafa Kemal Yöntem·Son güncelleme: 3 Temmuz 2026

Kısa özet

Çocuklarda DEHB; dikkati sürdürmede güçlük, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle belirgin nörogelişimsel bir bozukluktur. Belirtiler yaşa göre orantısız, birden çok ortamda ve süreklidir. Erken destekle çocuğun işlevselliği belirgin biçimde desteklenir.

Belirtiler

Dikkati sürdürmede ve ayrıntılara odaklanmada güçlükSık sık dalgınlık ve verilen işleri tamamlayamamaEşyaları kaybetme ve günlük işlerde dağınıklıkYerinde duramama, aşırı hareketlilik ve kıpır kıpır olmaSırasını beklemekte zorlanma ve sözü kesmeDüşünmeden hareket etme ve dürtüsel davranışlarYönergeleri izlemede ve görevleri düzenlemede güçlükOkul başarısında ve sosyal ilişkilerde zorlanma

Tedavi yaklaşımları

Ebeveyn eğitimi ve davranışsal ebeveyn rehberliğiÇocuğa yönelik davranışçı yaklaşımlar ve beceri çalışmalarıOkulla iş birliği ve eğitsel düzenlemelerHekim tarafından gerektiğinde değerlendirilen ilaç tedavisiUyku, ekran ve günlük rutin düzenlemeleri

Çocuklarda DEHB nedir? Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), çocukluk döneminde başlayan; dikkati sürdürmede güçlük, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle belirgin nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu belirtiler, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre beklenenden belirgin biçimde fazladır ve birden fazla ortamda (örneğin hem evde hem okulda) günlük yaşamı, öğrenmeyi ve sosyal ilişkileri etkiler. DEHB, ICD-11 tanı sınıflandırmasında nörogelişimsel bozukluklar başlığı altında 6A05 kodu ile tanımlıdır. Erken fark edilip uygun destek sağlandığında çocuğun işlevselliği belirgin biçimde desteklenebilir. DEHB, çocuğun tembel, şımarık ya da ilgisiz olduğu anlamına gelmez; belirtiler, dikkat ve öz düzenleme süreçlerini etkileyen gelişimsel bir farklılıktan kaynaklanır. Uygun anlayış ve destekle çocuk güçlü yönlerini ortaya koyabilir.

Belirtileri

Belirtiler genellikle birden çok ortamda ve süreklilik gösterecek biçimde görülür. Aşağıdaki belirtiler görülebilir; kesin tanı için bir uzmana başvurmak gerekir.

Dikkat eksikliğiyle ilgili belirtiler

  • Dikkati sürdürmede ve ayrıntılara odaklanmada güçlük.
  • Sık dalgınlık, verilen işleri başlatamama ya da tamamlayamama.
  • Eşyaları kaybetme, günlük işlerde dağınıklık ve unutkanlık.
  • Yönergeleri izlemede ve görevleri sıraya koyup düzenlemede güçlük.
  • Sürekli zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma.

Aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle ilgili belirtiler

  • Yerinde duramama, aşırı hareketlilik ve sürekli kıpır kıpır olma.
  • Sırasını beklemekte zorlanma ve başkalarının sözünü kesme.
  • Düşünmeden hareket etme ve dürtüsel davranışlar.
  • Uygunsuz durumlarda aşırı konuşma ya da koşup tırmanma.
  • Okul başarısında ve akran ilişkilerinde zorlanma.

Türleri

DEHB, baskın belirti alanına göre farklı görünümler alabilir: dikkat eksikliğinin öne çıktığı tip, çocuğun dalgın, unutkan ve odaklanmakta zorlanan biçimde görüldüğü tablodur; bu tabloda aşırı hareketlilik geri planda kalabildiği için belirtiler kolayca gözden kaçabilir. Aşırı hareketlilik ve dürtüselliğin öne çıktığı tipte yerinde duramama ve düşünmeden hareket etme belirgindir. Birleşik tipte ise her iki belirti alanı bir arada görülür. Hangi görünümün geçerli olduğunu bir uzman değerlendirir. Belirtilerin görünümü çocuğun yaşına göre değişebilir; örneğin okul öncesi dönemde hareketlilik ön planda iken, ilerleyen yıllarda dikkatle ilgili güçlükler daha belirgin hale gelebilir.

Nedenleri ve risk faktörleri

DEHB'nin tek bir nedeni yoktur; biyolojik etkenlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Genetik yatkınlık güçlü bir etkendir; dikkat ve dürtü kontrolüyle ilişkili beyin süreçlerindeki farklılıklar da rol oynar. Erken gelişim dönemine ait bazı etkenler riskle ilişkilendirilebilir. DEHB; kötü ebeveynlik, şeker tüketimi ya da fazla ekran nedeniyle ortaya çıkan bir durum değildir, ancak çevresel koşullar belirtilerin görünümünü etkileyebilir. Düzensiz uyku, aşırı uyarıcı ortamlar ve tutarsız günlük rutinler belirtileri daha görünür kılabilir. Aynı biçimde, yapılandırılmış ve öngörülebilir bir günlük düzen belirtilerin yönetilmesini kolaylaştırabilir. DEHB'nin bir aile içi eğitim eksikliği ya da ahlaki bir kusur olmadığı, gelişimsel temelli bir farklılık olduğu unutulmamalıdır. Bu etkenler çocuktan çocuğa farklı ağırlıkta etkili olur ve belirtilerin şiddeti de çocuktan çocuğa değişir.

Eşlik eden durumlar

DEHB'ye sıklıkla öğrenme güçlükleri, kaygı, karşıt olma ve davranış güçlükleri, uyku sorunları ya da dil ve konuşma güçlükleri eşlik edebilir. Bu eşlik eden durumlar çocuğun okul ve sosyal yaşamını daha da zorlaştırabilir; bu nedenle değerlendirmede birlikte ele alınmaları önemlidir. Eşlik eden durumların erken fark edilmesi, desteğin daha kapsamlı planlanmasını sağlar.

Tanı süreci

Tanı, yalnızca bir çocuk ruh sağlığı uzmanı ya da hekim tarafından, ayrıntılı bir değerlendirmeyle konur. Belirtilerin süresi, birden çok ortamda görülüp görülmediği, çocuğun yaşına göre orantısı ve işlevsellik üzerindeki etkisi incelenir. Aile, okul ve gerektiğinde öğretmen görüşleri değerlendirmeye katkı sağlar; çünkü belirtilerin farklı ortamlarda tutarlı biçimde görülmesi tanı açısından önemlidir. İşitme, görme sorunları ya da başka durumların ayırt edilmesi de gereklidir; çünkü bu durumlar dikkat ve öğrenmeyi etkileyerek benzer belirtiler yaratabilir. Değerlendirmede standart ölçüm araçları, gözlem ve aile ile öğretmenden alınan bilgiler bir araya getirilir. İnternetteki testler tanı yerine geçmez; tanıyı yalnızca uzman koyar.

Seyri ve gelişim

DEHB'nin belirtileri çocuğun yaşı ilerledikçe biçim değiştirebilir; hareketlilik zamanla azalırken dikkat ve öz düzenleme güçlükleri sürebilir. Erken tanınıp uygun destek sağlandığında çocuğun okul uyumu, öz güveni ve sosyal ilişkileri belirgin biçimde desteklenebilir. Uygun anlayış ve düzenlemelerle çocuk, kendi öğrenme biçimini keşfedip güçlü yönlerini ortaya koyabilir.

Tedavi yaklaşımları

Ebeveyn rehberliği ve davranışsal yaklaşımlar

DEHB tedavi edilebilir bir durumdur ve yaklaşım çocuğun yaşına ve belirtilerin şiddetine göre belirlenir. Ebeveyn eğitimi ve davranışsal ebeveyn rehberliği, özellikle küçük yaş grubunda öne çıkan yaklaşımlardandır. Çocuğa yönelik davranışçı yöntemler, organizasyon ve öz düzenleme becerilerini destekler; olumlu davranışların pekiştirilmesi ve tutarlı sınırların konması bu sürecin temelini oluşturur.

Okulla iş birliği ve ilaç değerlendirmesi

Okulla iş birliği ve eğitsel düzenlemeler önemli yer tutar. Belirtilerin şiddetine göre hekim ilaç tedavisini değerlendirebilir. Uyku düzeni, ekran ve günlük rutin düzenlemeleri tedaviyi destekler. Tedavi planı her çocuğa özel olarak belirlenir.

Gelişimsel ve eğitsel destek

Çocuğun öğrenmesini kolaylaştırmak için sınıf içinde küçük düzenlemeler yararlı olabilir: öğretmenin çocuğu ön sıraya alması, yönergeleri kısa ve net vermesi, görevleri parçalara bölmesi ve düzenli geri bildirim vermesi çocuğun okul uyumunu destekler. Gerektiğinde bireysel eğitsel destek ve öğrenme güçlüklerine yönelik ek çalışmalar tabloyu tamamlar. Çocuğun güçlü yönlerinin fark edilip desteklenmesi, öz güvenini ve motivasyonunu korumasına yardımcı olur.

Kendi kendine yardım ve aileye öneriler

Net ve tutarlı kurallar koymak, günlük rutin ve görsel programlar oluşturmak, büyük görevleri küçük adımlara bölmek, olumlu davranışları övmek, uyku ve fiziksel aktivite düzenine dikkat etmek ve okulla düzenli iletişim kurmak çocuğu destekler. Çocukla sakin ve sabırlı bir iletişim kurmak, onu sürekli eleştirmek yerine küçük başarılarını fark etmek de öz güvenini güçlendirir. Ödevleri belirli bir yerde ve belirli bir saatte yaptırmak, dikkat dağıtan uyaranları azaltmak ve görevleri kısa molalarla bölmek çocuğun odaklanmasını kolaylaştırabilir. Ebeveynlerin kendi sabır ve enerjilerini korumak için destek almaları da sürecin sürdürülebilir olması açısından önemlidir. Bu yaklaşımlar uzman desteğinin yerini tutmaz.

Ne zaman uzmana başvurmalı?

Çocuğun dikkat, hareketlilik veya dürtüsellikle ilgili güçlükleri uzun süredir devam ediyor; hem evde hem okulda görülüyor ve öğrenmesini, akran ilişkilerini ya da günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa bir uzmana başvurmak önemlidir. Erken değerlendirme, çocuğun gelişimini ve okul uyumunu olumlu yönde etkiler.

Belirtileriniz sizi ya da sevdiklerinizi kaygılandırıyorsa, alanında deneyimli bir uzmana danışmak en sağlıklı adımdır. Uzmanlar sayfamızdan size uygun bir ruh sağlığı uzmanına ulaşabilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye ya da tanı yerine geçmez. Belirtilerin kesin değerlendirmesi ve tanısı yalnızca yetkili bir ruh sağlığı uzmanı ya da hekim tarafından yapılır. Acil bir durumda ya da kendine veya başkasına zarar verme düşüncesi olduğunda 112 Acil hattı; ruh sağlığı ve sosyal destek için 182 SABİM aranmalıdır.

İlgili konu

Çocuk Psikolojisi

Test, içerik, soru-cevap ve uzmanlar tek sayfada.

Kaynaklar

  1. ICD-11: 6A05 Attention deficit hyperactivity disorder, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) (2024)

Sağlık uyarısı

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Belirtileriniz için bir ruh sağlığı uzmanına ya da hekime başvurun.

Acil risk (kendinize veya bir başkasına zarar) durumunda: 112 Acil Çağrı Merkezi · 182 SABİM Sağlık Danışma.