Karşılıklılık Normu
İnsanların kendilerine yapılan iyiliğe veya jeste benzer biçimde karşılık verme yönünde hissettikleri toplumsal beklenti ve sosyal kural.
Eş anlamlılar
Karşılıklılık normu, insanların kendilerine yapılan bir iyiliğe, yardıma veya jeste benzer biçimde karşılık verme yönünde hissettikleri yaygın toplumsal beklenti ve sosyal kuraldır.
Sosyal psikolojide bu norm, insan ilişkilerinin ve iş birliğinin temel düzenleyicilerinden biri olarak kabul edilir. Bir kişi başkasından bir iyilik gördüğünde, çoğu zaman bunu karşılıksız bırakmama yönünde bir yükümlülük hisseder. Bu eğilim birçok kültürde gözlemlenen genel bir toplumsal düzenleyici olarak ele alınır.
Nasıl işler?
Karşılıklılık normu, alınan iyiliğin yarattığı bir borçluluk hissine dayanır. Kişi bu hissi azaltmak için karşılık verme eğilimi gösterir. Bu döngü, güveni ve iş birliğini güçlendirebilir; ancak istenmeyen veya talep edilmemiş bir iyilik bile bazen karşılık verme yükümlülüğü yaratabilir.
Günlük örnekleri
- Birinin bize yardım etmesinin ardından ona yardım etme isteği duymak.
- Davet edildiğimiz birini sonradan davet etme ihtiyacı hissetmek.
- Küçük bir hediye aldıktan sonra karşılık verme yönünde yükümlülük duymak.
İkna ve günlük yaşamla ilişkisi
Karşılıklılık normu, ikna ve etkileme süreçlerinde sık değinilen bir ilkedir. Önce küçük bir iyilik sunmanın, karşı tarafta daha sonra olumlu yanıt verme eğilimi yaratabileceği belirtilir. Bu nedenle bu normun nasıl işlediğinin farkında olmak, bilinçli kararlar vermeyi kolaylaştırabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Karşılıklılık normu evrensel midir?
Birçok kültürde gözlenen yaygın bir sosyal düzenleyici olarak tanımlanır, ancak işleyiş biçimi ve gücü kültürlere göre farklılık gösterebilir.
Karşılıklılık normu manipülasyon için kullanılabilir mi?
İstenmemiş bir iyilik yoluyla yükümlülük hissi yaratmak mümkündür. Bu nedenle iyiliğin ardındaki niyeti gözden geçirmek yararlı olabilir.
Karşılık verme isteği duymamak yanlış mı?
Hayır. Karşılıklılık güçlü bir eğilimdir, ancak her durumda bir zorunluluk değildir. Kişi kendi sınırlarını ve gerçek isteğini gözeterek karar verebilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel psikolojik veya tıbbi danışmanlığın yerine geçmez.