Psk. Dan. Cansel Serim Demir
Doğrulanmış UzmanPsikolojik Danışman·Kayseri
Türkiye genelinde görüşme yapan bağımlılık alanında 42 uzman Clinisyn uzman dizininde listeleniyor. En sık çalışılan alanlar Anksiyete, Bağımlılık ve Stres Yönetimi. Uzmanların 18 tanesi online, 16 tanesi yüz yüze görüşme sunuyor. Randevu ve iletişim bilgileri her uzmanın profilinde yer alır.
18 / 42 uzman gösteriliyor
Psikolojik Danışman·Kayseri
Psikolog / Çocuk | Ergen | Yetişkin / Evlilik ve Aile Danışmanı·Samsun
Klinik Psikolog·İzmir, Karşıyaka
Psikolojik Danışman
Klinik Psikolog·İstanbul
Psikolog
Psikolojik Danışman
Psikolog·Isparta
Klinik Psikolog
Psikolog
Psikolojik Danışman·Muğla
Klinik Psikolog·Mersin
Uzman Psikolojik Danışman / Aile Danışmanı·Tekirdağ, Süleymanpaşa
Psikolojik Danışman / Uzman Psikolojik Danışman / Rehberlik ve Psikolojik Danışman / Kariyer Danışmanı / Aile Danışmanı
Klinik Psikolog
Psikolog
Klinik Psikolog·İstanbul, Kadıköy
42 doğrulanmış uzman
1 ilde, online ve yüz yüze görüşme seçenekleriyle.
Clinisyn üzerinde Türkiye genelinde bağımlılık alanında 42 uzman listeleniyor. Uzmanların 18 tanesi online, 16 tanesi yüz yüze görüşme sunuyor. Profillerin tamamı diploma ve belgeleri doğrulanmış uzmanlardan oluşuyor. Eğitim geçmişi, uzmanlık alanları ve müsaitlik durumunu inceleyip uygun uzmana doğrudan mesaj gönderebilirsiniz.
Clinisyn Klinik İçerik Ekibi tarafından hazırlandı
Bağımlılık tedavisinde uzmanlaşmış terapistler. Madde, alkol, teknoloji ve davranışsal bağımlılıklarda destek.
Türkiye'de en sık çalışılan alanlar Anksiyete, Bağımlılık, Stres Yönetimi, Depresyon, Öfke Yönetimi, Sosyal Fobi, Travma ve TSSB ve OKB. İhtiyacınıza en uygun uzmanı bulmak için uzmanlık alanına göre filtreleyebilir, her profilde uzmanın odaklandığı konuları ve uyguladığı terapi yöntemlerini görebilirsiniz.
Türkiye'de 18 uzman online, 16 uzman yüz yüze görüşme sunuyor. Bilimsel literatür; depresyon, anksiyete ve stres yönetimi gibi birçok durumda online terapinin yüz yüze terapiyle eşdeğer etkili olduğunu göstermiştir. Online görüşme zaman ve konum esnekliği sağlarken, bazı durumlarda yüz yüze görüşme tercih edilebilir; profillerde her uzmanın sunduğu görüşme türünü görebilirsiniz.
Doğru uzmanı seçerken uzmanın eğitim geçmişini, lisans ve sertifikalarını, uyguladığı terapi ekolünü (Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR, Şema Terapi vb.) ve uzmanlık alanını değerlendirin. Yaşadığınız sorunun doğasına uygun alanda çalışan, kendinizi güvende hissedeceğiniz bir uzman seçmek terapi sürecinin başarısını doğrudan etkiler. Clinisyn'de tüm uzmanların belgeleri doğrulanır; profillerdeki bilgileri karşılaştırıp size en uygun uzmana mesaj gönderebilirsiniz.
Bağımlılık, bir maddenin (alkol, nikotin, uyuşturucu) ya da bir davranışın (kumar, oyun, internet) zararlı sonuçlarına rağmen kişinin onu bırakamaması ve giderek artan biçimde sürdürmesiyle ortaya çıkan kronik bir beyin hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü'nün ICD-11 ve Amerikan Psikiyatri Birliği'nin DSM-5 sınıflandırmalarında bağımlılık, basit bir "irade zayıflığı" değil, beynin ödül, motivasyon ve dürtü kontrolü sistemlerinde meydana gelen ölçülebilir değişikliklerle seyreden tıbbi bir tablo olarak tanımlanır. Bu nedenle bağımlılık, suçlama gerektiren bir karakter kusuru değil, profesyonel destekle yönetilebilen ve iyileşme oranı yüksek bir sağlık sorunudur.
Bağımlılığın belirleyici özelliği, kişinin maddeyi veya davranışı kontrol etme çabasına rağmen başarısız olması, kullanımı azaltmaya çalıştığında huzursuzluk yaşaması ve hayatının giderek bu eksen etrafında daralmasıdır. İş, aile, sağlık ve sosyal ilişkiler zarar görse bile davranış devam ediyorsa, klinik anlamda bir bağımlılıktan söz edilir.
Bağımlılık temel olarak iki gruba ayrılır: madde bağımlılığı ve davranışsal bağımlılık. Madde bağımlılığı, beyni doğrudan etkileyen kimyasalların kullanımıyla ilgilidir ve en yaygın biçimleri şunlardır:
Davranışsal bağımlılıklar ise herhangi bir madde içermeden, belirli bir davranışın ödül sistemini etkileyerek bağımlılık yaratmasıdır. DSM-5'te kumar oynama bozukluğu resmi bir tanı olarak yer alır; internet oyun oynama bozukluğu ise daha fazla araştırma gerektiren bir alan olarak listelenmiştir. Yaygın davranışsal bağımlılıklar arasında kumar ve bahis, dijital oyun, internet ve sosyal medya, alışveriş ve yeme davranışı sayılabilir. Türkiye'de son yıllarda özellikle çevrimiçi kumar ve ekran bağımlılığı, ruh sağlığı uzmanlarının en çok başvuru aldığı konular arasında öne çıkmaktadır.
Bağımlılığın en belirgin işareti, kişinin madde ya da davranış üzerindeki kontrolünü kaybetmesi ve zararlarına rağmen sürdürmesidir. Belirtiler fiziksel, psikolojik ve sosyal olmak üzere üç düzeyde gözlemlenebilir. DSM-5, madde kullanım bozukluğunu tanılarken 12 aylık bir dönemde aşağıdaki gibi ölçütlerin varlığını değerlendirir:
Bu belirtilerden birkaçının bir arada ve süreklilik göstermesi, profesyonel değerlendirme ihtiyacına işaret eder. Belirtilerin sayısı arttıkça tablo hafif, orta veya ağır şiddette olarak değerlendirilir.
Bağımlılık tek bir nedenle değil, biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu yaklaşıma biyopsikososyal model denir ve bağımlılığın neden bazı kişilerde geliştiğini, bazılarında gelişmediğini açıklamaya yardımcı olur.
Biyolojik etkenler: Genetik yatkınlık, bağımlılık riskinin önemli bir bölümünü oluşturur. Ailesinde bağımlılık öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Ayrıca maddeler beynin dopamin temelli ödül sistemini doğrudan uyararak, zamanla beynin doğal haz mekanizmasını değiştirir. Bu, neden iradenin tek başına yeterli olmadığını açıklar.
Psikolojik etkenler: Depresyon, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve dikkat eksikliği gibi durumlar bağımlılığa zemin hazırlayabilir. Birçok kişi maddeyi ya da davranışı, başa çıkamadığı duygusal acıyı geçici olarak bastırmak için kullanmaya başlar. Bu duruma "kendi kendine ilaçlama" denir.
Sosyal etkenler: Çevresel baskı, akran etkisi, kolay erişim, stresli yaşam koşulları, ekonomik zorluklar ve aile içi sorunlar bağımlılığın gelişiminde rol oynar. Erken yaşta maddeyle tanışma, riski belirgin biçimde artıran etkenlerden biridir.
Bağımlılık genellikle deneme, düzenli kullanım, riskli kullanım ve bağımlılık olmak üzere aşamalı bir süreçte gelişir. Bu kademeli yapı, erken müdahalenin neden bu kadar değerli olduğunu gösterir.
Bağımlılık, kanıta dayalı yöntemlerle tedavi edilebilen bir hastalıktır ve tedavi genellikle psikoterapi, gerektiğinde tıbbi destek ve sosyal desteğin birlikte yürütülmesini içerir. Türkiye Psikiyatri Derneği ve uluslararası rehberler, bağımlılıkta tek bir yöntem yerine kişiye özel, çok bileşenli bir tedavi planını önerir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Bağımlılık tedavisinde en çok araştırılan ve etkinliği kanıtlanmış yaklaşımlardan biridir. Kişinin maddeyle ilişkili tetikleyicilerini tanımasını, riskli durumlarla baş etme becerileri geliştirmesini ve nüksü önlemesini hedefler.
Motivasyonel Görüşme: Kişinin değişime yönelik içsel motivasyonunu güçlendiren, suçlayıcı olmayan bir yaklaşımdır. Özellikle tedaviye kararsız yaklaşan bireylerde etkilidir.
Tıbbi tedavi (farmakoterapi): Bazı bağımlılık türlerinde yoksunluk belirtilerini hafifletmek ve aşermeyi azaltmak için doktor tarafından ilaç tedavisi uygulanabilir. Bu tedavi yalnızca psikiyatri hekimi tarafından planlanır ve yürütülür.
Grup terapileri ve destek grupları: Benzer deneyimleri paylaşan bireylerin bir araya geldiği gruplar, yalnızlık duygusunu azaltır ve iyileşmeyi destekler.
Nüks önleme programları: İyileşmenin sürdürülebilir olması için tetikleyicileri yönetme ve sağlıklı baş etme stratejileri geliştirme üzerine kurulu uzun vadeli çalışmalardır.
Davranışsal bağımlılıklarda da benzer psikoterapi yöntemleri uygulanır; örneğin kumar ve ekran bağımlılığında BDT ile dürtü kontrolü ve alternatif davranış geliştirme öne çıkar. Tedavi süreci kişinin durumuna göre haftalardan aylara kadar değişebilir ve aile katılımı çoğu durumda iyileşmeyi belirgin biçimde güçlendirir.
Madde veya davranışı bırakmaya çalıştığınız halde başaramıyorsanız ve bu durum hayatınıza zarar veriyorsa, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız gerekir. Birçok kişi "kendi kendime hallederim" düşüncesiyle yardım almayı erteler; oysa bağımlılıkta erken müdahale, iyileşme şansını önemli ölçüde artırır.
Aşağıdaki durumlardan biri ya da birkaçı sizde varsa profesyonel destek almanız önerilir:
Yoğun yoksunluk belirtileri, intihar düşünceleri ya da kontrolden çıkmış kullanım gibi acil durumlarda gecikmeden bir sağlık kuruluşuna ya da psikiyatri uzmanına başvurmak hayati önem taşır. Acil tehlike durumunda en yakın acil servise gitmekten çekinmeyin.
Doğru uzman, bağımlılık alanında deneyimli, kanıta dayalı yöntemlerle çalışan ve size güven veren bir ruh sağlığı profesyonelidir. Bağımlılık tedavisinde psikiyatri hekimleri (özellikle tıbbi tedavi ve yoksunluk yönetimi gereken durumlarda) ve klinik psikologlar (psikoterapi süreçlerinde) birlikte rol alır. Doğru uzmanı seçerken şu noktalara dikkat etmeniz faydalı olur:
Clinisyn üzerinde bağımlılık alanında çalışan uzmanların profillerini inceleyebilir, deneyim alanlarını ve çalışma biçimlerini görebilir, size uygun bulduğunuz uzmana doğrudan Mesaj Gönder ile ulaşarak süreçle ilgili sorularınızı iletebilirsiniz.
Hem online hem yüz yüze görüşme bağımlılık desteğinde etkili olabilir; doğru seçim kişinin durumuna, ihtiyaçlarına ve bağımlılığın şiddetine bağlıdır. Araştırmalar, çevrimiçi psikoterapinin birçok durumda yüz yüze görüşmeyle benzer düzeyde fayda sağladığını göstermektedir.
Online görüşme, ulaşımın zor olduğu durumlarda, yoğun çalışma temposunda, küçük yerleşim yerlerinde yaşayanlarda ve mahremiyet kaygısı yüksek olan bireylerde güçlü bir seçenektir. Evinizin güvenli ortamından düzenli destek almanızı sağlar ve sürekliliği kolaylaştırır.
Yüz yüze görüşme, ağır yoksunluk belirtileri, tıbbi takip gerektiren durumlar, yatarak tedavi ihtiyacı ya da kapsamlı psikiyatrik değerlendirme gereken durumlarda öncelikli olabilir. Bazı kişiler de yüz yüze temasın sağladığı bağ duygusunu daha destekleyici bulur.
Birçok kişi için en uygun çözüm, iki yöntemi birleştiren karma bir modeldir: kritik değerlendirmeler yüz yüze, düzenli takip ve terapi seansları ise online yürütülebilir. Hangi yöntemin sizin için uygun olduğuna, ilk değerlendirme sonrasında uzmanınızla birlikte karar vermeniz en sağlıklı yaklaşımdır.
Bağımlılık tedavisinin süresi ve ücreti; bağımlılığın türüne, şiddetine, eşlik eden ruhsal durumlara ve uygulanan yönteme göre değişir. Bu nedenle herkes için geçerli tek bir süre veya sabit bir ücret söylemek doğru olmaz. Hafif tablolarda birkaç haftalık bir süreç yeterli olabilirken, daha yerleşik bağımlılıklarda tedavi aylarca sürebilir ve uzun vadeli takip gerektirebilir.
Ücretler; uzmanın deneyimine, görüşmenin online ya da yüz yüze oluşuna, seans süresine ve şehir gibi faktörlere göre farklılık gösterir. Tıbbi tedavi gereken durumlarda psikiyatrik takip ek bir bileşen olarak sürece dahil olabilir. Net ve güncel ücret bilgisini öğrenmenin en doğru yolu, ilgilendiğiniz uzmana Clinisyn üzerinden Mesaj Gönder ile ulaşıp seans ücretini ve tedavi planını doğrudan sormanızdır. Böylece size özel bir yol haritası ve şeffaf bir bilgilendirme alabilirsiniz.
Bağımlılık tamamen iyileşir mi?
Bağımlılık, kronik bir hastalık olarak kabul edilse de uygun tedaviyle tam ve kalıcı iyileşme mümkündür. Birçok kişi profesyonel destekle maddeyi tamamen bırakır ve sağlıklı bir yaşam sürdürür. Bağımlılığın kronik kabul edilmesinin nedeni, iyileşmenin ardından da tetikleyicilere karşı dikkatli olmayı gerektirmesidir. Tedavi yalnızca bırakmayı değil, nüksü önlemeyi ve sağlıklı baş etme becerileri kazanmayı da içerir. Erken müdahale ve sürekli destek, iyileşme şansını belirgin biçimde artırır.
İrade gücüyle bağımlılığı yenebilir miyim?
Bağımlılık yalnızca irade meselesi değildir; beynin ödül ve dürtü kontrol sistemlerinde gerçekleşen biyolojik değişiklikleri içerir. Bu nedenle "daha çok çabalamak" çoğu zaman tek başına yeterli olmaz ve başarısız denemeler kişide suçluluk yaratabilir. Profesyonel destek, irade gücünüzü zayıf gördüğü için değil, beyninizin değişen mekanizmalarını yeniden dengelemenize yardımcı olacak kanıta dayalı araçlar sunduğu için gereklidir. Yardım istemek zayıflık değil, iyileşmeye atılan güçlü bir adımdır.
Davranışsal bağımlılık gerçek bir bağımlılık mıdır?
Evet, davranışsal bağımlılıklar bilimsel olarak tanımlanmış gerçek bağımlılık biçimleridir. DSM-5'te kumar oynama bozukluğu resmi bir tanı olarak yer alır ve beyinde madde bağımlılığına benzer ödül sistemi değişiklikleri gösterir. Kumar, dijital oyun, internet ve sosyal medya gibi davranışlar, kontrol kaybı ve işlevsellikte bozulmaya yol açtığında klinik destek gerektirir. Türkiye'de özellikle çevrimiçi kumar ve ekran bağımlılığı artan başvuru nedenleri arasındadır ve bu tablolar da kanıta dayalı yöntemlerle tedavi edilir.
Bir yakınımın bağımlılığı var, ona nasıl yardım edebilirim?
Bir yakınınıza yardımcı olmanın en sağlıklı yolu, suçlamadan ve damgalamadan, sevgiyle ama net sınırlarla yaklaşmaktır. Bağımlılığı bir karakter kusuru değil, bir sağlık sorunu olarak görmek hem ona hem size yardımcı olur. Onu yargılamadan dinlemek, profesyonel destek almaya teşvik etmek ve bu süreçte yanında olduğunuzu hissettirmek değerlidir. Aile bireylerinin tedavi sürecine katılması iyileşmeyi güçlendirir. Kendi sınırlarınızı korumayı ve gerektiğinde aileler için sunulan destek kaynaklarından yararlanmayı da ihmal etmeyin.
Bağımlılık tedavisinde gizlilik korunur mu?
Evet, ruh sağlığı hizmetlerinde gizlilik temel bir etik ilkedir ve tedavi süreci boyunca korunur. Uzmanla paylaştığınız bilgiler, yasal istisnalar dışında üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Bu güvence, özellikle bağımlılık gibi kişinin çekingen davranabileceği konularda destek almayı kolaylaştırır. Online görüşmelerde de gizlilik aynı titizlikle sağlanır. Gizlilik kaygısı taşıyorsanız, ilk görüşmede bu konuyu uzmanınıza açıkça sorabilir ve sürecin nasıl yürütüleceği hakkında bilgi alabilirsiniz.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez. Belirtileriniz varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurun.
Bu içerik Clinisyn Klinik İçerik Ekibi tarafından hazırlanmıştır.
Türkiye genelinde görüşme yapan bağımlılık alanında 42 uzman Clinisyn uzman dizininde listeleniyor. Bu sayfadan uzmanlık alanına ve görüşme türüne (online/yüz yüze) göre filtreleyip, her uzmanın eğitim geçmişini ve çalışma alanlarını karşılaştırabilir, uygun uzmana profilinden doğrudan mesaj gönderebilirsiniz.
Clinisyn üzerinde Türkiye genelinde bağımlılık alanında 42 uzman listeleniyor. Tümünü eğitim geçmişi, uzmanlık alanı ve görüşme türü bilgileriyle inceleyebilir, uzmanlık alanına ve görüşme türüne göre filtreleyerek size uygun olanı bulabilirsiniz.
Evet. Türkiye'de 18 uzman online görüşme sunuyor. Bilimsel literatür, yaygın anksiyete, depresyon ve stres yönetimi gibi birçok durumda online terapinin yüz yüze terapiyle eşdeğer etkili olduğunu göstermiştir. Uygun uzmanın profilinden Mesaj Gönder ile görüşme talep edebilirsiniz.
Türkiye'de en sık çalışılan alanlar Anksiyete, Bağımlılık, Stres Yönetimi, Depresyon, Öfke Yönetimi ve Sosyal Fobi. İhtiyacınıza göre uzmanlık alanına filtreleyebilir, her profilde uzmanın odaklandığı konuları görebilirsiniz.
Size uygun uzmanın profiline girip Mesaj Gönder butonuyla iletişime geçin. Uzman talebinize dönüş yaparak görüşme gününü ve saatini planlar. Görüşme öncesi profildeki eğitim geçmişini, uzmanlık alanlarını ve görüşme türünü (online/yüz yüze) inceleyebilirsiniz.
Evet. Clinisyn üzerindeki uzmanların diploma ve belgeleri doğrulanır; doğrulanmış uzmanlar profillerinde doğrulama rozetiyle gösterilir. Kişisel verileriniz ve görüşme bilgileriniz KVKK uyumlu şekilde, uçtan uca şifreleme ile korunur.