
Psikolojik Danışmanlık ile Psikoterapi Farkı
Clinisyn Klinik İçerik Ekibi
Ruh sağlığı uzmanları ve editör ekibi
İçindekiler
- Psikolojik danışmanlık nedir, neyi amaçlar?
- Psikolojik danışmanlık tipik olarak hangi konularda çalışır?
- Psikoterapi nedir ve mevzuatta nasıl tanımlanır?
- "Hastalık olarak tanımlanmayan durum" ne demek?
- Psikolojik danışmanlık ile psikoterapi farkı tabloda
- Türkiye'de hangi unvan neyi yapmaya yetkili?
- Klinik psikolog
- Psikolog (lisans mezunu)
- Psikolojik danışman (PDR / rehber öğretmen)
- Aile danışmanı
- Neden "terapi" yerine "danışmanlık" demek önemli?
- Uzmanı koruyan dil rehberi
- "Terapi" sınırlı bir kavramdır: yaygın yanlış anlamalar
- Hangi durumda hangisine ihtiyaç var?
- Uzman seçerken doğrulanması gereken adımlar
- Ruh sağlığı uzmanları için: birleştirici bir çerçeve
- Sık sorulan sorular
- Psikolojik danışmanlık ile psikoterapi aynı şey mi?
- Psikolojik danışman psikoterapi yapabilir mi?
- Neden uzmanlar "terapi" yerine "danışmanlık" demeyi tercih ediyor?
- Klinik psikolog her durumda bağımsız psikoterapi yapabilir mi?
- Aile danışmanı bir psikoterapist midir?
- Hangi durumda danışmanlık, hangi durumda terapi gerekir?
- İlgili içerikler
Destek arayan çoğu kişi için "psikolojik danışmanlık" ve "psikoterapi" aynı şeyi ifade eder: bir uzmanla oturup konuşmak, bir yükten hafiflemek, bir çıkış yolu bulmak. Oysa bu iki kavram ne içerik, ne amaç, ne de yasal çerçeve bakımından aynıdır. Psikolojik danışmanlık daha çok koruyucu ve gelişimsel bir destek anlamına gelirken, psikoterapi Türkiye mevzuatında belirli yetkilere bağlanmış, hastalık durumuyla ilişkilendirilebilen bir uygulamadır.
Bu ayrımı bilmek hem destek arayan kişiyi hem de bu hizmeti veren ruh sağlığı uzmanını korur. Yanlış terim, danışan için "ne tür bir yardım aldığımı bilmiyorum" belirsizliği yaratır; uzman içinse yetki sınırını aşma riski doğurur. Bu rehber, iki kavram arasındaki farkı ve doğru kelimeyi seçmenin neden önemli olduğunu, abartısız ve birinci el kaynaklara dayanarak açıklıyor.
Güncellik ve doğruluk notu. Bu içerik 15 Haziran 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir. Ruh sağlığı meslekleri ve psikoterapi yetkisi, başta 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun (Ek Madde 13) olmak üzere yürürlükteki mevzuatla düzenlenir ve düzenleme zemini hareketlidir. Buradaki bilgiler birinci el kaynaklara (Resmî Gazete, mevzuat.gov.tr) dayanır; kişisel bir durumda mutlaka güncel mevzuat ve bir hukuk veya sağlık profesyoneli ile teyit edin (güncel durumu teyit edin). Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi veya hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Psikolojik danışmanlık nedir, neyi amaçlar?
Psikolojik danışmanlık, bireyin kişisel, sosyal, eğitsel ve mesleki konularda kendini anlamasını, kaynaklarını fark etmesini ve gelişim potansiyelini açığa çıkarmasını hedefleyen koruyucu ve gelişimsel bir destek sürecidir. Odağı bir hastalığı tedavi etmek değil, kişinin var olan kapasitesini güçlendirmek ve sorunlar derinleşmeden uyumu artırmaktır.
Bu yaklaşımın kalbinde üç kavram vardır: koruyucu, önleyici ve gelişimsel. Koruyucu boyut, kişinin ruh sağlığını riskler ortaya çıkmadan desteklemeyi amaçlar. Önleyici boyut, sorun belirir belirmez erken müdahale ederek büyümesini engellemeye çalışır. Gelişimsel boyut ise yaşamın doğal evrelerinde (ergenlik, kariyer seçimi, ebeveynlik, kayıp) ortaya çıkan uyum görevlerini sağlıklı biçimde aşmaya yardımcı olur.
Alanyazında bu çerçeve giderek merkezi bir yere oturmuştur. Önleyici ve gelişimsel psikolojik danışma yaklaşımları, gelişim sürecinde ortaya çıkan uyum sorunlarıyla baş etmede temel anlayış haline gelmiştir (Savi Çakar ve ark., Önleyici Psikolojik Danışma Kuram ve Uygulamaları, Pegem Akademi). Yani psikolojik danışmanlık, "hasta" değil "gelişen" bir insanı varsayar.
Psikolojik danışmanlık tipik olarak hangi konularda çalışır?
Psikolojik danışmanlık, klinik bir tanı gerektirmeyen, gündelik yaşamın akışı içindeki zorlanmalarda devreye girer. Bunlar gerçek ve önemli güçlüklerdir, ancak bir "hastalık" kategorisine girmezler.
- Sınav kaygısı, motivasyon ve çalışma alışkanlıkları gibi eğitsel konular
- Kariyer ve meslek seçimi, iş yaşamına uyum
- İletişim becerileri, ilişki ve çift uyumu
- Ebeveynlik, ergenlik ve aile içi geçiş dönemleri
- Stres yönetimi, öz farkındalık ve kişisel gelişim
- Yaşam olaylarına (taşınma, ayrılık, yeni rol) uyum
Bu konularda verilen destek "psikolojik danışmanlık", "psikolojik destek" veya "danışmanlık görüşmesi" olarak adlandırılır. Burada amaç bir bozukluğu iyileştirmek değil, kişinin kendi kaynaklarıyla yola devam etmesini kolaylaştırmaktır.

Randevu, seans ve ödeme tek panelde
Takvim, online görüşme, ödeme ve danışan dosyaları tek yerde. Kağıt işini bırakın, danışana odaklanın.
Ücretsiz DeneyinPsikoterapi nedir ve mevzuatta nasıl tanımlanır?
Psikoterapi, psikolojik değerlendirme yöntemleri ve yapılandırılmış görüşme teknikleri kullanılarak yürütülen, mevzuatta belirli koşullara ve yetkilere bağlanmış bir uygulamadır. Türkiye'de psikoterapinin yasal çerçevesi 1219 sayılı Kanun'un Ek Madde 13 hükmünde çizilir ve bu hüküm psikoterapiyi doğrudan "hastalık" kavramıyla ilişkilendirir.
İşte bu noktada psikolojik danışmanlıktan en keskin ayrışma başlar. Psikolojik danışmanlık gelişimi varsayarken, psikoterapi kavramı hukuki olarak bir tabloyla, yani hastalık olup olmamasıyla doğrudan bağlantılıdır. 1219 sayılı Kanun'un Ek Madde 13 hükmü (kanuna 6225 sayılı Kanun ile eklenmiştir; Resmî Gazete 26/4/2011), klinik psikoloğun psikoterapi yetkisini iki ayrı duruma göre tanımlar.
"...uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan ve Sağlık Bakanlığının da uygun bulduğu durumlarda psikoterapi işlemlerini yapar. Hastalık durumlarında ise ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygulamalarını gerçekleştirir." Kaynak: 1219 sayılı Kanun, Ek Madde 13
Bu ifade üç şeyi açıkça söyler. Birincisi, psikoterapi mevzuatta tanımlı bir uygulamadır ve önündeki yetki klinik psikoloğa (ve aşağıda görülecek diğer tıbbi mensuplara) bağlanmıştır. İkincisi, hastalık olarak tanımlanmayan durumlarda klinik psikolog bağımsız çalışabilir. Üçüncüsü, tanı konmuş bir hastalık söz konusu olduğunda, klinik psikolog ancak ilgili uzman tabibin yönlendirmesiyle devreye girer.
"Hastalık olarak tanımlanmayan durum" ne demek?
Kanun, psikoterapinin sınırını çizerken uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerine (örneğin DSM ve ICD) atıf yapar. Bu sistemlerde bir bozukluk olarak tanımlanmayan durumlar, klinik psikoloğun Sağlık Bakanlığının uygun bulduğu çerçevede bağımsız çalışabileceği alandır. Tanımlı bir hastalık (örneğin tanı konmuş bir depresif bozukluk) söz konusuysa, süreç hekim teşhisi ve yönlendirmesine bağlanır.
Bu ayrım, psikolojik danışmanlık ile psikoterapi arasındaki sınırın neden bu kadar önemli olduğunu da gösterir. Bir tablo henüz "hastalık" düzeyinde değilse, koruyucu ve gelişimsel destek (psikolojik danışmanlık) çoğu zaman doğru çerçevedir. Tablo bir bozukluğa işaret ediyorsa, devreye giren çerçeve farklıdır ve yetki gerektirir.
Ücretsiz e-kitaplarımızı incelediniz mi?
Konunun tamamını sıralı kontrol listeleriyle e-postanıza gönderelim.
Psikolojik danışmanlık ile psikoterapi farkı tabloda
İki kavram arasındaki fark en net şekilde karşılaştırmalı bir tabloda görülür. Aşağıdaki tablo amaç, odak, danışan profili ve yasal çerçeve eksenlerinde özet sunar. Burada amaç bir üstünlük sıralaması yapmak değil, iki farklı işlevi birbirinden ayırmaktır.
| Boyut | Psikolojik danışmanlık | Psikoterapi |
|---|---|---|
| Temel amaç | Koruma, önleme, gelişim | Mevzuatta tanımlı uygulama; hastalıkla ilişkilendirilebilir |
| Odak | Var olan kaynakları güçlendirmek | Belirti ve tablo üzerinde çalışmak |
| Danışan varsayımı | Gelişen, uyum arayan birey | Tanı durumuna göre değişen çerçeve |
| Tipik konular | Kariyer, ilişki, stres, kişisel gelişim | Bozukluk düzeyine yaklaşan veya tanılı tablolar |
| Yasal çerçeve | Daha geniş; çeşitli unvanlarca sunulabilir | Yetkiye bağlı (klinik psikolog, hekim çerçevesi) |
| Kullanılması güvenli terim | "Danışmanlık", "destek", "görüşme" | "Psikoterapi" yalnız yetki çerçevesinde |
Bu tablo bir hiyerarşi değil, bir görev dağılımı gösterir. İyi bir ruh sağlığı sisteminde her iki işlev de gereklidir ve sık sık aynı kişinin yaşamında farklı dönemlerde devreye girer.

Size özel uzman web siteniz dakikalar içinde
Tanıtım yönetmeliğine uygun, randevu alan profesyonel web siteniz hazır şablonlarla kurulsun.
Web Sitenizi KurunTürkiye'de hangi unvan neyi yapmaya yetkili?
Türkiye'de ruh sağlığı alanındaki yetkiler tek bir meslek yasasıyla değil, farklı bakanlıkların yönetmelikleri ve 1219 sayılı Kanun'la düzenlenir. Bu nedenle unvanlar arasındaki yetki farkı mevzuata bağlıdır ve halkın algıladığından daha incelikli bir tablo oluşturur. Aşağıdaki çerçeve, grupları karşılaştırmak için değil, her birinin yasal zeminini doğru anlamak için verilmiştir.
Önemli bir hatırlatma: bu farklar bir "kim daha iyi" yarışı değildir. Psikolog (lisans), psikolojik danışman (PDR) ve klinik psikolog, ruh sağlığı alanının birbirini tamamlayan parçalarıdır. Mesele, kimin hangi çerçevede ne yapmaya yetkili olduğunu doğru bilmektir.
Klinik psikolog
Klinik psikolog, 1219 sayılı Kanun Ek Madde 13'te tanımlı bir sağlık meslek mensubudur. Kanunun tanımına göre klinik psikolog, "psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı" yapmış ya da diğer lisanslar üzerine psikoloji/klinik psikoloji yüksek lisansına ek olarak klinik psikoloji doktorası yapmış kişidir.
Yukarıda aktarılan Ek Madde 13 hükmü gereği, psikoterapi yetkisi açıkça klinik psikoloğa (hastalık olmayan durumlarda bağımsız, hastalık durumunda hekim yönlendirmesine bağlı) tanınmıştır. Dikkat edilmesi gereken nokta, "Uygulamalı Psikoloji" gibi farklı adlı bir yüksek lisansın tek başına "klinik psikolog" unvanını ve onun yetkilerini vermediğidir; belirleyici olan diplomanın adı değil, kanunun aradığı eğitim yoludur.
Psikolog (lisans mezunu)
Lisans mezunu psikolog, dört yıllık psikoloji lisansını tamamlamış kişidir. 29 Mart 2025 tarihli Yönetmelik (Resmî Gazete, Sayı 32856), serbest icra ve bağımsız sağlık meslek birimi açma yetkisini düzenlerken yalın "psikolog" unvanını bağımsız birim açabilecekler listesine almamıştır. Pratikte lisans psikoloğu, mevzuat çerçevesinde çoğunlukla klinik psikolog yanında çalışan konumundadır (güncel durumu ve sürmekte olan yargı süreçlerini teyit edin).
Lisans psikoloğu, koruyucu ve gelişimsel nitelikteki psikolojik destek ve değerlendirme çalışmalarında önemli bir rol üstlenir. Burada da terim seçimi belirleyicidir: yapılan iş "psikolojik destek" veya "danışmanlık" çerçevesinde sunulduğunda hem doğru hem de güvenlidir.
Psikolojik danışman (PDR / rehber öğretmen)
Psikolojik danışman, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) lisansı mezunudur. Bu grup, eğitim sisteminin ve koruyucu ruh sağlığının önemli bir taşıyıcısıdır. 3 Ocak 2025 tarihli düzenleme (Resmî Gazete, Sayı 32771), MEB çerçevesinde "rehberlik ve psikolojik danışma merkezi" türünü tanımlayarak bu alanda yeni bir zemin oluşturmuştur. Bu merkezler bir eğitim kurumu niteliğindedir, sağlık birimi değildir ve tek başına psikoterapi yetkisi anlamına gelmez.
Burada sahadaki belirsizliğe dürüst bir not düşmek gerekir. PDR mezunlarının yetki sınırını net çizen açık ve kesin bir kanun hükmünün bulunmaması, uygulamada gri bir alan yaratmaktadır. Nitekim İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi, bir psikolojik danışman hakkında açılan davada, PDR yetki sınırını çizen açık bir kanun hükmü bulunmaması gerekçesiyle beraat kararı vermiştir (basına Aralık 2023'te yansıdı; kararın kesinleşme durumunu ve güncel hâlini teyit edin). Bu karar bir "emsal hak tanıma" değil, daha çok yasal boşluğun bir göstergesi olarak okunmalıdır.
Aile danışmanı
Aile danışmanı, koruyucu ve gelişimsel destek alanında düzenlenmiş bir unvandır. Dayanağı, 4 Eylül 2012 tarihli ve 28401 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği'dir. Yönetmeliğe göre yedi lisans alanından birinden (sosyal hizmet, çocuk gelişimi, psikoloji, PDR, hemşirelik, tıp, sosyoloji) mezun olanlar, 450 saatlik bir sertifika programını (300 saat teorik ve 150 saat uygulama/süpervizyon) tamamlayarak bu unvanı alabilir.
Kritik sınır şudur: aile danışmanlığı bir psikoterapi yetkisi değildir ve Aile Danışma Merkezi bir sağlık birimi sayılmaz. Aile danışmanlığı, ilişki ve aile uyumu odaklı koruyucu bir destek çerçevesinde değerlidir; ancak hastalık odaklı tedaviyle karıştırılmamalıdır.
Neden "terapi" yerine "danışmanlık" demek önemli?
Doğru terim seçimi, ruh sağlığı uzmanını yasal sınırda korur ve danışana ne tür bir destek aldığını dürüstçe gösterir. "Terapi" ve "psikoterapi" mevzuatta belirli yetkilere bağlı kavramlardır; bu nedenle yetki çerçevesi dışında bu kelimeleri kullanmak hem hukuki risk hem de güven açısından sorun yaratabilir.
Bunun bir tarafı hukukidir. 1219 sayılı Kanun'un Ek Madde 13 son fıkrası, diploması veya meslek belgesi olmadan tanımlı bir meslek mensubunun yetkisindeki işi yapan ya da o unvanı takınan kişiyi "bir yıldan üç yıla kadar hapis ve ikiyüz günden beşyüz güne kadar adli para cezası" ile cezalandırır. Yani yetkiniz olmayan bir uygulamayı "psikoterapi" diye sunmak, sadece bir kelime tercihi değildir.
Diğer tarafı ise güvenle ilgilidir. Bir kişi "terapi" beklentisiyle gelip aslında koruyucu bir danışmanlık aldığında ya da tersi olduğunda, sürecin ne olduğu konusunda yanlış bir varsayım oluşur. Dürüst terim, danışanın kendi sürecini doğru anlamasını sağlar.
Uzmanı koruyan dil rehberi
Aşağıdaki çerçeve, yetki sınırınızı net biçimde korurken danışana saygılı ve şeffaf kalmanın pratik bir özetidir. Amaç dili kısıtlamak değil, hem sizi hem danışanı korumaktır.
- Sunduğunuz hizmeti, yetkiniz buna uzanmıyorsa "psikolojik danışmanlık", "psikolojik destek" veya "görüşme" olarak adlandırın.
- "Terapi" ve "psikoterapi" kelimelerini yalnızca yasal yetkinizin (klinik psikolog / ilgili hekim çerçevesi) kapsadığı durumlarda kullanın.
- Tabelada, profilde ve sözleşmelerde kullandığınız unvanın mevzuattaki karşılığını bilin; hak etmediğiniz korumalı bir unvanı (örneğin "klinik psikolog") asla yazmayın.
- Danışanın durumu bir hastalık tablosuna işaret ediyorsa, mevzuatın öngördüğü yönlendirme çerçevesini gözetin.
- Tanı koymak, hastalık tedavi etmek ve reçete yazmak gibi alanların hekim yetkisinde olduğunu unutmayın.
Doğru kelime, hem danışanın güvenini hem de uzmanın yasal güvenliğini aynı anda korur. "Terapi" kulağa daha iddialı gelebilir, ama yetki çerçevesi dışında kullanıldığında en pahalıya mal olan kelimedir.
"Terapi" sınırlı bir kavramdır: yaygın yanlış anlamalar
Halkın gündelik dilinde "terapi" neredeyse her tür konuşma desteğini kapsayacak biçimde genişlemiştir. Oysa mevzuat açısından terapi sınırlı bir kavramdır ve her destek görüşmesi terapi değildir. Bu genişlemenin yarattığı bazı yaygın yanlış anlamaları netleştirmek gerekir.
İlk yanlış anlama, "bir uzmanla konuşmak = terapi" varsayımıdır. Konuşmaya dayalı her destek otomatik olarak psikoterapi sayılmaz; çoğu durum koruyucu ve gelişimsel danışmanlık çerçevesine girer. İkincisi, "danışmanlık daha hafif, terapi daha ciddi" hiyerarşisidir. Bu doğru değildir; ikisi farklı işlevlerdir, biri diğerinin basitleştirilmiş hali değildir.
Üçüncü ve en riskli yanlış anlama, denetimsiz etiketlerin "terapi" gibi sunulmasıdır. "Kuantum terapisi", "bilinçaltı temizliği", "aile dizimi" gibi başlıkların bilimsel temeli yoktur ve hiçbiri korumalı bir sağlık uygulaması değildir. Bu başlıkların "terapi" kelimesiyle paketlenmesi, hem danışanı yanıltır hem de gerçek mesleklerin itibarını zedeler. Sorun bu alanlara ilgi duyulması değil, bunların klinik terapi gibi sunulmasıdır.
Hangi durumda hangisine ihtiyaç var?
Doğru çerçeveyi seçmenin pratik yolu, yaşadığınız zorluğun gündelik bir uyum meselesi mi yoksa süreklilik kazanmış, işlevselliğinizi belirgin biçimde bozan bir tablo mu olduğunu ayırt etmektir. Bu ayrımı kesin bir tanıya dönüştürmek uzmanın işidir, ama yön bulmak için bazı işaretler yardımcı olur.
Koruyucu ve gelişimsel danışmanlık, bir karar aşamasında olduğunuzda, bir geçiş dönemini aştığınızda, ilişki ve iletişim becerilerinizi güçlendirmek istediğinizde ya da stres ve kaygıyı yönetmeyi öğrenmek istediğinizde uygun çerçevedir. Burada bir "iyileşme" değil, bir "güçlenme" söz konusudur.
Buna karşılık, belirtiler haftalardır sürüyorsa, uyku, iştah, işlev ve ilişkilerinizi belirgin biçimde bozuyorsa veya kendinize/başkalarına zarar düşünceleri varsa, durum koruyucu desteğin ötesine geçmiş olabilir. Böyle durumlarda öncelik, yetkili bir uzmana (klinik psikolog ve gerektiğinde psikiyatri hekimi) başvurmaktır. Acil risk varsa vakit kaybetmeden acil sağlık hizmetlerine ulaşın.
Uzman seçerken doğrulanması gereken adımlar
Hangi çerçeveye ihtiyacınız olduğundan bağımsız olarak, başvurduğunuz kişinin yetkisini doğrulamak en temel korumadır. Aşağıdaki adımlar bunu kolaylaştırır.
- Kişinin tam adını ve iddia ettiği unvanı net olarak öğrenin.
- e-Devlet ve YÖK mezun belgesi/diploma sorgulama hizmetlerini kullanın; kişiden kendi belgesini paylaşmasını isteyebilirsiniz.
- "Klinik psikolog" iddiası varsa, lisansın yanında klinik psikoloji yüksek lisansı olup olmadığını ayrıca kontrol edin.
- Bilimsel temeli belirsiz başlıklara (NLP, kuantum terapisi, bilinçaltı temizliği, aile dizimi) karşı temkinli olun.
- Şüphe halinde ilgili meslek örgütünün bildirim kanalını veya CİMER'i kullanın.
Ruh sağlığı uzmanları için: birleştirici bir çerçeve
Bu ayrımlar, ruh sağlığı uzmanlarını birbirinden ayırmak için değil, her birinin kendi yetki çerçevesinde güçlü ve korunaklı çalışması için vardır. Psikolog, psikolojik danışman ve klinik psikolog, aynı amacın (insanların ruh sağlığını desteklemenin) farklı ve birbirini tamamlayan yollarıdır. Hiçbiri diğerinin eksiği değildir.
Pratikte bu, dilinizi yetkinize göre netleştirmek anlamına gelir. Koruyucu ve gelişimsel çalışıyorsanız bunu "danışmanlık" ve "destek" olarak adlandırmak hem doğru hem güçlüdür. Yetkiniz psikoterapiye uzanıyorsa, bunu da mevzuatın çizdiği çerçevede sunmak sizi korur. Şeffaflık, bu güven krizinin yaşandığı dönemde en güçlü ayrışma aracıdır; "bana güvenin" demek yerine "kontrol edin" diyebilmektir.
Bu netliği günlük pratiğe taşımak, kayıtların, sözleşmelerin ve danışan iletişiminin doğru terimlerle ve veri güvenliğini gözeterek tutulmasını gerektirir. Bu kayıt düzenini KVKK'ya tam uyumlu, şifreli ve denetim izi bırakan bir sistemde tutmak isteyen uzmanlar için Clinisyn gibi ruh sağlığı uzmanlarına özel bir klinik yönetim altyapısı, dili ve sınırı koruyan bir çerçeve sunar; verinin sahipliği uzmanda kalır.
Sık sorulan sorular
Psikolojik danışmanlık ile psikoterapi aynı şey mi?
Hayır. Psikolojik danışmanlık koruyucu, önleyici ve gelişimsel bir destektir; kişinin var olan kaynaklarını güçlendirmeye odaklanır. Psikoterapi ise 1219 sayılı Kanun'un Ek Madde 13 hükmünde tanımlanan, hastalık durumuyla ilişkilendirilebilen ve belirli yetkilere bağlı bir uygulamadır. İkisi farklı işlevlerdir, biri diğerinin hafif hali değildir.
Psikolojik danışman psikoterapi yapabilir mi?
Bu sahada gri bir alan vardır. 1219 sayılı Kanun psikoterapi yetkisini açıkça klinik psikoloğa bağlar, ancak PDR mezunlarının yetki sınırını net çizen kesin bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Nitekim bir mahkeme, bu boşluk nedeniyle bir psikolojik danışman hakkında beraat kararı vermiştir (İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi; basına Aralık 2023'te yansıdı). Bu, kesin bir yetki tanımı değil, yasal boşluğun göstergesidir. Kararın kesinleşip kesinleşmediğini ve güncel durumu mutlaka teyit edin.
Neden uzmanlar "terapi" yerine "danışmanlık" demeyi tercih ediyor?
Çünkü "terapi" ve "psikoterapi" mevzuatta belirli yetkilere bağlı kavramlardır. Yetki çerçevesi dışında bu kelimeleri kullanmak hukuki risk doğurabilir; 1219 sayılı Kanun Ek Madde 13 son fıkrası, yetkisiz uygulama veya unvan kullanımı için hapis ve adli para cezası öngörür. "Danışmanlık" ve "destek" terimleri, yetki sınırını koruyan ve danışana dürüst olan ifadelerdir.
Klinik psikolog her durumda bağımsız psikoterapi yapabilir mi?
Hayır. Klinik psikolog, uluslararası sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan ve Sağlık Bakanlığının uygun bulduğu durumlarda bağımsız psikoterapi yapabilir. Tanı konmuş bir hastalık durumunda ise ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve yönlendirmesine bağlı olarak çalışır (1219 sayılı Kanun, Ek Madde 13).
Aile danışmanı bir psikoterapist midir?
Hayır. Aile danışmanı, 4 Eylül 2012 tarihli ve 28401 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelikle düzenlenmiş bir unvandır ve koruyucu/gelişimsel destek alanında çalışır. Aile danışmanlığı bir psikoterapi yetkisi değildir ve Aile Danışma Merkezi bir sağlık birimi sayılmaz.
Hangi durumda danışmanlık, hangi durumda terapi gerekir?
Gündelik bir karar, geçiş dönemi, ilişki, stres veya kişisel gelişim konularında koruyucu danışmanlık çoğu zaman uygun çerçevedir. Belirtiler haftalardır sürüyor, uyku/iştah/işlev ve ilişkileri belirgin biçimde bozuyor veya zarar düşünceleri varsa, yetkili bir uzmana (klinik psikolog ve gerektiğinde psikiyatri hekimi) başvurmak gerekir. Acil risk durumunda vakit kaybetmeden acil sağlık hizmetlerine ulaşın.





