
Panik Atak Nedir, Belirtileri Nelerdir?
Clinisyn Klinik İçerik Ekibi
Ruh sağlığı uzmanları ve editör ekibi
İçindekiler
- Panik atak nedir?
- Panik atak nasıl başlar?
- Panik atak belirtileri nelerdir?
- Bedensel belirtiler
- Zihinsel ve algısal belirtiler
- Panik atak ile panik bozukluğu arasındaki fark
- Panik atak mı, kalp krizi mi? Aradaki fark
- Panik atak sırasında bedende ne oluyor? Hiperventilasyon
- Panik atak neden olur?
- Panik atak ne kadar sürer?
- Panik atak tehlikeli mi?
- Panik atak ve panik bozukluğu nasıl tedavi edilir?
- Psikoterapi (konuşma terapisi)
- Hekim değerlendirmesi ve ilaç
- Kendi başınıza yardımcı olabilecek genel yaklaşımlar
- Ne zaman uzmana, ne zaman acile başvurmalı?
- Sık sorulan sorular
- İlgili konular
Panik atak, çoğunlukla aniden başlayan, dakikalar içinde zirveye ulaşan ve yoğun bir korku ya da rahatsızlık dalgasıyla seyreden bir yaşantıdır. Kalbiniz hızla çarpar, nefesinizin yetmediğini hissedersiniz, ellerinizde ya da yüzünüzde uyuşma-karıncalanma olur, baş döner, terlersiniz ve sıklıkla "ölüyorum", "kalp krizi geçiriyorum" ya da "kontrolümü kaybediyorum, delireceğim" gibi güçlü bir korku yaşarsınız. Bu belirtiler gerçektir ve bedeninizde fiziksel olarak hissedilir; aklınızda kurduğunuz bir şey değildir. Ancak panik atağın en önemli özelliği şudur: son derece korkutucu hissettirmesine rağmen, atağın kendisi tek başına bedeninize zarar veren ya da hayatınızı tehdit eden bir durum değildir. Bedeniniz aslında gerçek bir tehlike yokken alarm sistemini sonuna kadar açmıştır.
Bu yazıda panik atağın ne olduğunu, hangi belirtilerle ortaya çıktığını, panik bozukluğundan ve kalp krizinden nasıl ayrıldığını, neden olduğunu, ne kadar sürdüğünü ve hangi durumlarda bir uzmana ya da acile başvurmanın gerektiğini sade ama bilimsel-doğru bir dille anlatıyoruz. Amacımız tanı koymak ya da tedavi yönlendirmesi yapmak değil; kafanızdaki soruları azaltmak ve doğru kapıyı bulmanıza yardımcı olmaktır.
Önemli güvenlik uyarısı: Göğüs ağrısı, kola/çeneye yayılan ağrı, ani şiddetli nefes darlığı, bayılma ya da düzensiz kalp atışı ilk kez yaşadığınız bir belirtiyse, bunu "panik atak" diye yorumlamadan önce mutlaka bir hekime başvurun veya 112'yi arayın. Panik atak ile kalp krizinin bazı belirtileri benzeyebilir ve bu ayrımı evde kendi başınıza kesin olarak yapamazsınız. Özellikle daha önce hiç panik atak tanısı almadıysanız, riski olan kişilerdenseniz (kalp hastalığı öyküsü, ileri yaş, tansiyon/şeker gibi) ya da emin değilseniz, önce kalbi ekarte ettirmek her zaman daha güvenlidir.
Güncellik ve sorumluluk reddi: Son güncelleme 23 Haziran 2026. Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da profesyonel danışmanlığın yerine geçmez. Tanı koymak, ilaç düzenlemek ve tedavi planlamak yalnızca sizi değerlendiren hekimin yetkisindedir. Belirtileriniz için kişiye özel değerlendirme ancak sizi gören bir ruh sağlığı uzmanı ya da hekim tarafından yapılabilir. Acil bir durum söz konusuysa (örneğin şüpheli göğüs ağrısı, intihar düşüncesi) gecikmeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.
Panik atak nedir?
Panik atak, bedenin "tehlike anı" tepkisinin gerçek bir tehlike olmadığı halde aniden ve şiddetli biçimde devreye girmesidir. İnsan bedeninde, tehdit algıladığında bizi koruyan bir alarm sistemi vardır; buna sıklıkla "savaş ya da kaç" tepkisi denir. Karşıdan bir araba üzerinize gelirken kalbinizin hızlanması, kaslarınızın gerilmesi ve dikkatinizin keskinleşmesi bu sistemin işidir ve hayat kurtarır. Panik atakta ise bu alarm, ortada somut bir tehlike yokken yanlış bir zamanda çalar. Yani sistem bozuk değildir; yanlış anda ateşlenmiştir.
Bu nedenle panik atak bir "zayıflık", "karakter sorunu" ya da "hayal" değildir. Bedeninizin tehlike tepkisi gerçektir, sadece gerçek bir tehdide bağlı değildir. Bu yaşantı oldukça sık görülür ve hayatı boyunca pek çok insan en az bir kez panik atak benzeri bir yoğun korku dalgası yaşar; bu kişilerin önemli bir kısmı ise hiçbir zaman bir bozukluk geliştirmez.
Panik atak nasıl başlar?
Panik atak çoğunlukla "birdenbire" başlar gibi hissedilir. Kişi sakinken bile, dakikalar içinde belirtiler tepe noktasına ulaşabilir. Bazı atakların belirgin bir tetikleyicisi vardır (kalabalık bir yer, asansör, sınav, kötü bir haber gibi); bazılarının ise görünür hiçbir sebebi yokmuş gibi gelir. Hatta bazı kişiler uykudan panikle uyanabilir. Tetikleyicinin görünür olup olmaması atağın "gerçekliğini" değiştirmez.

Randevu, seans ve ödeme tek panelde
Takvim, online görüşme, ödeme ve danışan dosyaları tek yerde. Kağıt işini bırakın, danışana odaklanın.
Ücretsiz DeneyinPanik atak belirtileri nelerdir?
Panik atak belirtileri hem bedensel hem zihinsel olarak yaşanır. Tanısal çerçevede panik atak, ani başlayan ve dakikalar içinde zirveye ulaşan yoğun bir korku dalgası içinde aşağıdaki belirtilerden birkaçının bir arada görülmesiyle tanımlanır. Herkeste hepsi görülmez; kişiden kişiye değişir.
Bedensel belirtiler
- Çarpıntı, kalbin hızlı ya da güçlü atması: En sık ve en korkutan belirtilerden biridir. Çoğu kişi bunu "kalbim yerinden çıkacak" diye tarif eder.
- Nefes darlığı, boğulma hissi: Nefes alamıyormuş, hava yetmiyormuş gibi hissedilir. Aslında genellikle yeterli oksijen alınır; sorun nefesin ritminin bozulmasındadır.
- Göğüste sıkışma ya da ağrı: Göğüste baskı, sıkışma hissi olabilir. (Bu belirti ilk kez yaşanıyorsa önce kalbin ekarte edilmesi gerekir; aşağıdaki bölüme bakın.)
- Terleme, üşüme ya da ateş basması: Aniden terleme ya da sıcak-soğuk dalgaları.
- Titreme.
- Baş dönmesi, sersemlik, bayılacakmış gibi olma.
- Uyuşma ve karıncalanma: Özellikle ellerde, ayaklarda, dudak ve yüz çevresinde. Bu belirti çoğunlukla hiperventilasyona (hızlı nefes alıp verme) bağlıdır.
- Mide bulantısı ya da karında rahatsızlık.
Zihinsel ve algısal belirtiler
- Ölüm korkusu: "Ölüyorum, bana bir şey oluyor" hissi.
- Kontrol kaybı ya da "delirme" korkusu: "Kendimi kaybedeceğim, çıldıracağım" düşüncesi.
- Gerçek dışılık hissi (derealizasyon) ya da kendine yabancılaşma (depersonalizasyon): Çevrenin gerçek dışı, rüya gibi görünmesi ya da kendine uzaklaşma hissi.
Bu belirtilerin tamamı bedenin alarm tepkisinin bir parçasıdır. Ölüm ve kontrol kaybı korkusu da dahil olmak üzere, bunlar panik atağın doğal bileşenleridir; gerçekten ölmekte ya da aklını yitirmekte olduğunuz anlamına gelmezler.
Ücretsiz e-kitaplarımızı incelediniz mi?
Konunun tamamını sıralı kontrol listeleriyle e-postanıza gönderelim.
Panik atak ile panik bozukluğu arasındaki fark
Bu iki kavram sık karıştırılır, ama aynı şey değildir. Aradaki farkı bilmek, gereksiz kaygıyı azaltır.
Panik atak tek bir olaydır: yukarıda anlatılan yoğun korku dalgasının bir kez yaşanmasıdır. Tek başına bir panik atak yaşamış olmak, bir ruhsal bozukluğunuz olduğu anlamına gelmez. Panik atak; depresyon, sosyal kaygı, belirli bir fobi ya da yüksek stres gibi pek çok farklı durumun içinde de görülebilir, hatta bazen tamamen sağlıklı kişilerde tek seferlik olarak ortaya çıkabilir.
Panik bozukluğu ise tekrarlayan beklenmedik panik ataklarının yanı sıra, ataklar arasında süregelen bir "yeniden olacak mı?" kaygısının ve buna bağlı davranış değişikliklerinin görüldüğü bir tanıdır. Yani kişi sadece atakları değil, "yine olur mu?" korkusunu da taşımaya başlar. Bu korku yüzünden bazı yerlerden, durumlardan ya da etkinliklerden kaçınma gelişebilir (örneğin daha önce atak yaşadığı için otobüse binmemek, alışveriş merkezine gitmemek gibi). İşte bu kaçınma örüntüsü ve sürekli beklenti kaygısı, tek bir panik atağı bir bozukluğa dönüştüren ayırt edici noktadır.
Kısaca: Panik atak bir belirti/olaydır; panik bozukluğu ise bu olayların tekrarladığı ve hayatı kısıtlamaya başladığı bir tablodur. Hangi durumda hangisinin söz konusu olduğunu ancak bir uzman değerlendirebilir.

Size özel uzman web siteniz dakikalar içinde
Tanıtım yönetmeliğine uygun, randevu alan profesyonel web siteniz hazır şablonlarla kurulsun.
Web Sitenizi KurunPanik atak mı, kalp krizi mi? Aradaki fark
Bu, panik atakla ilgili en kritik ve en çok korkutan sorudur. Panik atak ile kalp krizinin bazı belirtileri (göğüste sıkışma, nefes darlığı, terleme, çarpıntı) gerçekten benzeyebilir. Bu yüzden ayrımı tek başınıza ve kesin olarak yapmaya çalışmak doğru değildir.
Önce şunu netleştirelim: Göğüs ağrısını ilk kez yaşıyorsanız, ağrı kolunuza/çenenize yayılıyorsa, çok şiddetliyse, bayılma ya da düzensiz kalp atışı eşlik ediyorsa veya kalp hastalığı riskiniz varsa, bunu panik atak diye yorumlamayın; vakit kaybetmeden 112'yi arayın ya da acile gidin. Kalp krizini ekarte etmek bir hekimin işidir, sizin değil.
Yine de genel olarak bilinen, ipucu niteliğinde bazı farklar vardır (bunlar kesin tanı aracı değildir, yalnızca yön gösterir):
- Süre ve seyir: Panik atak genellikle dakikalar içinde zirveye çıkar ve sıklıkla kısa sürede (çoğunlukla yarım saati geçmeden) yatışır. Kalp krizi ağrısı ise sıklıkla daha uzun sürer ve geçmez.
- Ağrının niteliği: Panik atakta göğüs belirtisi daha çok keskin, batıcı ya da "sıkışma" şeklinde ve bölgeseldir. Kalp krizinde ağrı sıklıkla baskı/ezilme tarzındadır ve kola, çeneye, sırta yayılabilir.
- Tetikleyici: Panik atak çoğunlukla istirahatte ya da kaygıyla birlikte gelir; eforla artan göğüs ağrısı ise kalp kaynaklı olabileceği için daha dikkatle değerlendirilmelidir.
Bu farkları bilmek faydalıdır ama emin olmanın tek güvenli yolu tıbbi değerlendirmedir. Panik bozukluğu olan kişiler de kalp krizi geçirebilir; "ben zaten panikçiyim" düşüncesi gerçek bir tıbbi acili gözden kaçırmamalıdır. Şüphede kalırsanız, kalbi ekarte ettirmeyi her zaman önceleyin.
Panik atak sırasında bedende ne oluyor? Hiperventilasyon
Panik atağın pek çok belirtisi tek bir fizyolojik döngüyle açıklanabilir. Korku tepkisi devreye girdiğinde nefes hızlanır ve derinleşir; buna hiperventilasyon denir. Kişi "nefesim yetmiyor" hissiyle daha hızlı nefes almaya çalışır, ama aslında çoğunlukla fazla nefes alıp verir.
Bu hızlı nefesle birlikte kanda karbondioksit düzeyi geçici olarak düşer. Bunun sonucunda baş dönmesi, sersemlik, ellerde-yüzde uyuşma ve karıncalanma, görmede bulanıklaşma gibi belirtiler ortaya çıkar. İşin can sıkıcı tarafı şudur: Bu belirtiler korkuyu artırır, artan korku nefesi daha da hızlandırır ve bir kısır döngü oluşur. Yani panik atağı besleyen şey çoğu zaman tehlikenin kendisi değil, belirtilerin yanlış yorumlanması ve buna verilen korku tepkisidir.
Bu mekanizmayı anlamak başlı başına yatıştırıcı olabilir: Uyuşma ve baş dönmesi sizi öldürecek ya da bayıltacak işaretler değil, hızlı nefesin geçici sonuçlarıdır. Nefesi yavaşlatmak (örneğin nefesi biraz tutmak ya da yavaş ve kontrollü nefes almak) bu döngüyü kırmaya yardımcı olur. Atak anında ne yapılabileceğini ayrıntılı olarak panik atak anında ne yapılır sayfasında bulabilirsiniz.
Panik atak neden olur?
Tek bir sebep yoktur; panik atak genellikle birkaç etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bilinen başlıca etkenler şunlardır:
- Genetik ve aile yatkınlığı: Ailesinde kaygı bozukluğu ya da panik bozukluğu olan kişilerde görülme olasılığı bir miktar artabilir.
- Yüksek ve sürekli stres: Uzun süreli stres, tükenmişlik, büyük yaşam değişiklikleri ya da kayıplar zemini hazırlayabilir.
- Bedensel belirtilere aşırı duyarlılık: Bazı kişiler kalp atışı, nefes gibi normal beden duyumlarını "tehlike işareti" olarak yorumlamaya yatkındır; bu da kısır döngüyü kolaylaştırır.
- Uyaranlar: Kafein, uykusuzluk, bazı maddeler ya da yoğun fiziksel zorlanma atağı tetikleyebilir.
- Tıbbi durumlar: Tiroid sorunları, kalp ritim bozuklukları, düşük kan şekeri gibi bazı bedensel durumlar panik atağa benzer belirtiler verebilir. Bu yüzden ilk değerlendirmede bedensel nedenlerin bir hekim tarafından dışlanması önemlidir.
Önemli nokta şudur: Bu etkenlerden hiçbiri "sizin suçunuz" değildir. Panik atak bir kişilik kusuru ya da iradesizlik değil, bedenin alarm sisteminin aşırı tepki vermesidir.
Panik atak ne kadar sürer?
Tek bir panik atağın yoğun kısmı genellikle kısa sürer. Belirtiler çoğunlukla dakikalar içinde tepe noktasına ulaşır ve sıklıkla kısa süre içinde (genellikle yarım saati bulmadan) belirgin biçimde yatışır. Atağın "en kötü" anı ne kadar uzun gibi hissedilse de aslında geçicidir ve bedenin kendiliğinden yatıştırma mekanizmaları devreye girer.
Bununla birlikte, atak geçtikten sonra kişi bir süre yorgun, bitkin, tedirgin ya da "yeniden olacak mı?" kaygısı içinde kalabilir. Bu artçı tedirginlik saatlerce sürebilir, ama bu atağın kendisi değildir. Çok uzun süren, saatlerce hiç yatışmayan ya da alışılmadık biçimde seyreden belirtilerde, başka bir tıbbi durumu dışlamak için hekime başvurmak doğru olur.
Panik atak tehlikeli mi?
Bu sorunun kısa cevabı şudur: Panik atağın kendisi son derece korkutucu hissettirse de, atağın bizzat kendisi tek başına bedensel olarak zarar veren ya da öldüren bir durum değildir. Atak sırasında yaşanan ölüm korkusu, gerçek bir ölüm riskinin işareti değildir; o korku, alarm tepkisinin bir parçasıdır. Benzer şekilde "delireceğim" korkusu da gerçek bir akıl kaybının habercisi değildir.
Bu, panik atağı "önemsiz" yapmaz. Tekrarlayan panik ataklar yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebilir, kaçınma davranışlarına ve sosyal yaşamın daralmasına yol açabilir. Yani panik atak hayatı tehdit etmese de, tedavi edilebilir ve yardım alınması gereken bir durumdur. "Tehlikesiz" olması, "kendi başına geçmesini bekleyin" anlamına gelmez.
Ayrıca burada önemli bir nüansı tekrar vurgulamak gerekir: "Panik atak zararsızdır" cümlesi, ancak gerçekten panik atak olduğundan emin olunduğunda geçerlidir. Bunu ilk değerlendirmede netleştirmek, yani belirtilerin altında başka bir tıbbi durum olup olmadığını dışlamak hekimin işidir. Bu nedenle özellikle ilk ataklarda tıbbi değerlendirme önemlidir.
Panik atak ve panik bozukluğu nasıl tedavi edilir?
Panik atak ve panik bozukluğu, ruh sağlığı alanında üzerinde en çok çalışılmış ve yardım alındığında belirgin biçimde iyileşme görülen durumlardan biridir. Tedavi yaklaşımı kişiye göre belirlenir ve bu kararı sizi değerlendiren uzman verir; aşağıdakiler yalnızca genel bilgilendirmedir.
Psikoterapi (konuşma terapisi)
Panik bozukluğunda en sık başvurulan ve etkinliği geniş biçimde araştırılmış yaklaşımlardan biri bilişsel davranışçı terapidir (BDT). BDT'de temel olarak şunlar üzerinde çalışılır:
- Beden duyumlarının (çarpıntı, baş dönmesi gibi) "felaket" olarak yorumlanmasını fark etmek ve bu yorumları gözden geçirmek.
- Nefes ve gevşeme gibi beceriler yoluyla atakla baş etme yollarını öğrenmek.
- Maruz bırakma: Kaçınılan durumlara ve korkulan beden duyumlarına kademeli ve kontrollü biçimde yeniden yaklaşarak, bedenin bu duyumların tehlikeli olmadığını yeniden öğrenmesini sağlamak. Maruz bırakma çalışması bir uzman eşliğinde, planlı ve kademeli yürütülür; tek başına zorlama yöntemiyle yapılması önerilmez.
Hekim değerlendirmesi ve ilaç
Bazı durumlarda, özellikle belirtiler ağırsa, hayatı belirgin biçimde kısıtlıyorsa ya da başka bir tabloyla birlikteyse, bir hekim (psikiyatrist) değerlendirmesi gerekebilir. İlaç tedavisine başlanıp başlanmayacağına, hangi yaklaşımın uygun olduğuna yalnızca hekim karar verir. Bu yazıda herhangi bir ilaç ya da doz önerisi yer almaz; bu tamamen hekimin değerlendirmesine bağlıdır. Pek çok durumda terapi ve gerektiğinde ilaç birlikte düşünülür.
Kendi başınıza yardımcı olabilecek genel yaklaşımlar
Tedavinin yerine geçmez, ama destekleyici olabilir: Düzenli uyku, kafein ve uyarıcıların azaltılması, fiziksel aktivite ve nefes/gevşeme çalışmaları pek çok kişiye iyi gelir. Yine de tekrarlayan ataklar söz konusuysa bunlar tek başına yeterli olmayabilir; bir uzmandan destek almak en sağlıklı yoldur.
Ne zaman uzmana, ne zaman acile başvurmalı?
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden 112'yi arayın ya da acil servise başvurun:
- Göğüs ağrısını ilk kez yaşıyorsanız ya da ağrı kola/çeneye/sırta yayılıyor, çok şiddetli veya baskı/ezilme tarzındaysa.
- Bayılma, ağır nefes darlığı, mavimsi dudak/cilt ya da düzensiz/çok hızlı kalp atışı varsa.
- Belirtiler alışılmadık derecede ağır, uzun süreli ya da daha önce yaşadıklarınızdan farklıysa.
- Kalp hastalığı, tansiyon, şeker gibi riskleriniz varsa ve emin değilseniz.
Acil bir tıbbi durum şüphesi yoksa, ama şunlardan biri varsa bir ruh sağlığı uzmanına ya da hekime başvurmanız önerilir:
- Panik atak tekrarlıyorsa ya da "yine olacak mı?" korkusu hayatınızı kısıtlamaya başladıysa.
- Atak korkusu nedeniyle bazı yerlerden, etkinliklerden ya da durumlardan kaçınmaya başladıysanız.
- İş, okul, ilişkiler ya da günlük yaşamınız belirgin biçimde etkileniyorsa.
- Belirtilere umutsuzluk, çökkünlük ya da kendine zarar verme düşünceleri eşlik ediyorsa (bu durumda gecikmeden bir hekime ya da acile başvurun).
İlk panik atağınızı yaşadıysanız ve daha önce bu konuda hiç değerlendirilmediyseniz, belirtilerin altında bedensel bir neden olup olmadığını dışlamak için bir hekime görünmek güvenli bir başlangıçtır.
Anahtar nokta: Panik atak tedavi edilebilir bir durumdur ve yardım istemek bir zayıflık değil, doğru bir adımdır. Tekrarlayan ataklarla tek başınıza baş etmeye çalışmak zorunda değilsiniz; doğru desteklerle belirtiler belirgin biçimde hafifleyebilir.
Sık sorulan sorular
Panik atak insanı öldürür mü? Panik atağın bizzat kendisi, tek başına hayati tehlike taşıyan bir durum değildir; yaşanan ölüm korkusu, gerçek bir ölüm riskinin işareti değil, alarm tepkisinin bir parçasıdır. Ancak göğüs ağrısı gibi belirtiler ilk kez yaşanıyorsa, bunun gerçekten panik atak olduğundan emin olmak için önce tıbbi değerlendirme gerekir; kalbi ekarte etmek hekimin işidir.
Panik atak ne kadar sürer? Atağın yoğun kısmı genellikle dakikalar içinde zirveye ulaşır ve çoğunlukla kısa sürede, sıklıkla yarım saati bulmadan belirgin biçimde yatışır. Atak geçtikten sonra bir süre yorgunluk ya da tedirginlik kalabilir; bu artçı his atağın kendisinden ayrıdır.
Panik atakta neden nefesim yetmiyor ve ellerim uyuşuyor? Bunun başlıca nedeni hiperventilasyondur; yani korkuyla hızlanan nefes. Hızlı nefes kanda karbondioksiti geçici olarak düşürür, bu da nefes darlığı hissine, baş dönmesine ve ellerde-yüzde uyuşma-karıncalanmaya yol açar. Bu belirtiler korkutucu olsa da geçici ve zararsızdır; nefesi yavaşlatmak döngüyü kırmaya yardımcı olur.
Panik atak ile panik bozukluğu aynı şey mi? Hayır. Panik atak tek bir olaydır ve sağlıklı kişilerde bile bir kez görülebilir. Panik bozukluğu ise tekrarlayan beklenmedik atakların yanında, "yine olacak mı?" kaygısının sürmesi ve buna bağlı kaçınma davranışlarının geliştiği bir tanıdır. Hangisinin söz konusu olduğunu ancak bir uzman değerlendirebilir.
Panik atağı nasıl anlarım, kalp krizinden nasıl ayırırım? Bazı ipuçları vardır (panik atak dakikalar içinde zirveye çıkıp kısa sürede yatışır, göğüs belirtisi daha çok bölgeseldir), ama bu ayrımı evde kesin olarak yapmak mümkün değildir. Özellikle ilk kez yaşanan, kola/çeneye yayılan ya da şiddetli göğüs ağrısında vakit kaybetmeden 112'yi arayın; "ben zaten panikçiyim" düşüncesi gerçek bir tıbbi acili gizlememelidir.
Panik atak tedavi edilebilir mi? Evet. Panik bozukluğu, yardım alındığında belirgin iyileşme görülen durumlardan biridir. En sık başvurulan yaklaşımlardan biri bilişsel davranışçı terapidir (BDT) ve içinde kademeli maruz bırakma çalışması yer alabilir. Gerektiğinde hekim değerlendirmesiyle ilaç da düşünülebilir; bu karar yalnızca hekime aittir.
İlk kez panik atak yaşadım, ne yapmalıyım? İlk kez bu tür belirtiler yaşadıysanız ve daha önce hiç değerlendirilmediyseniz, belirtilerin altında bedensel bir neden olup olmadığını dışlamak için bir hekime başvurmak güvenli bir başlangıçtır. Şiddetli ya da şüpheli göğüs belirtilerinde ise önce 112'yi arayın. Atakların tekrarlaması durumunda bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız önerilir.
İlgili konular
Konuyu daha bütünlüklü görmek isterseniz, kaygı ve anksiyete rehberine göz atabilirsiniz.





