
Sağlık Kaygısı (Hastalık Korkusu) Nedir, Nasıl Baş Edilir?
Clinisyn Klinik İçerik Ekibi
Ruh sağlığı uzmanları ve editör ekibi
İçindekiler
- Sağlık kaygısı (hastalık anksiyetesi) tam olarak nedir?
- Hastalık anksiyetesi bozukluğu nasıl bir tablodur?
- Belirti olması ile kaygının asıl sorun olması farklı şeydir
- Sağlık kaygısının belirtileri nelerdir?
- Sürekli hastalık düşüncesi
- Beden tarama (bedeni sürekli kontrol etme)
- İnternetten araştırma (siberkondri)
- Güvence arama
- Doktor doktor gezme ya da tam tersi kaçınma
- Bedensel ve duygusal belirtiler
- Sağlık kaygısı neden olur?
- Kısır döngü: kaçınma ve güvence aramanın tuzağı
- Döngü nasıl işler?
- İki ana tuzak: güvence arama ve kaçınma
- Gerçek belirti ile kaygıyı nasıl ayırırım?
- Önce tıbbi değerlendirme şarttır
- Hekim değerlendirmesi tamamlandıktan sonra
- Acil durumlar bu yazının kapsamı dışındadır
- Sağlık kaygısı nasıl tedavi edilir?
- Bilişsel davranışçı terapi (BDT)
- Maruz bırakma ve davranış deneyleri
- Güvence aramayı azaltma
- İlaç tedavisinin yeri
- Kendinize nasıl yardım edebilirsiniz?
- Ne zaman bir uzmana başvurmalı?
- Sık sorulan sorular
- İlgili içerikler
Sağlık kaygısının en kısa tanımı şudur: Ciddi bir hastalığa yakalanmış olma ya da yakalanacak olma düşüncesinin, kişinin günlük yaşamını zorlaştıracak kadar yoğun ve sürekli hale gelmesidir. Vücudunuzdaki en küçük bir belirtiyi (bir baş ağrısı, kalp çarpıntısı, ciltteki bir leke) felakete giden bir işaret gibi yorumlamak, sürekli internetten araştırma yapmak, defalarca doktora gitmek ya da tam tersine korkudan doktora hiç gitmemek bu kaygının tipik yansımalarıdır. Önemli olan şudur: Bedeninizdeki belirti gerçek olabilir de olmayabilir de; ama sağlık kaygısında asıl sorun, belirtinin kendisinden çok, o belirtiyi sürekli felaketle yorumlayan ve hayatınızı kısıtlayan kaygı örüntüsüdür. Bu yazıda sağlık kaygısının ne olduğunu, nasıl bir kısır döngü kurduğunu ve hem kendi başınıza hem de bir uzmanla nasıl baş edebileceğinizi sade bir dille anlatıyoruz.
Bu yazı bir tanı koymaz ve sizi muayene eden hekimin değerlendirmesinin yerine geçmez. Amacımız, hastalık korkusuyla boğuşan kişilere konuyu anlaşılır biçimde aktarmak ve atılabilecek sağlıklı adımları göstermektir. Yazı boyunca kullandığımız "uzman" sözcüğü; psikiyatrist, klinik psikolog ve ilgili ruh sağlığı profesyonellerini kapsayan geniş bir şemsiyedir.
Güncellik ve sorumluluk notu: Son güncelleme 23 Haziran 2026. Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da profesyonel danışmanlığın yerine geçmez. Bedeninizdeki belirtiler küçümsenmemeli, önce bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Kişisel durumunuza dair her karar için sizi muayene eden hekime ve ruh sağlığı uzmanına başvurun. Eğer yoğun bir umutsuzluk, yaşamı sonlandırma düşüncesi ya da acil bir tıbbi belirti yaşıyorsanız gecikmeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.
Anahtar nokta: Sağlık kaygısında ilk adım, korkulan belirtinin gerçekten tıbbi bir nedeni olup olmadığını bir hekimle netleştirmektir. Tıbbi değerlendirme yapılmadan "bu sadece kaygı" denemez. Hekim değerlendirmesi tamamlandıktan ve ciddi bir tıbbi neden dışlandıktan sonra, geriye kalan yoğun ve sürekli korku için ruh sağlığı desteği devreye girer. Yani sıra önemlidir: önce beden, sonra kaygının kendisi.
Sağlık kaygısı (hastalık anksiyetesi) tam olarak nedir?
Sağlık kaygısı, halk arasında "hastalık korkusu" ya da eski adıyla "hipokondri" olarak bilinen bir durumun güncel karşılığıdır. Temelinde, ciddi bir hastalığa sahip olma ya da yakalanma ihtimaline dair yoğun ve sürekli bir endişe yatar. Bu endişe zaman zaman herkeste olabilecek normal bir sağlık kaygısının ötesine geçer; kişinin düşüncelerini, davranışlarını ve günlük yaşamını belirgin biçimde etkiler.
Herkes zaman zaman sağlığı için endişelenir; bu son derece doğaldır ve hatta koruyucudur. Bir belirti fark edip kontrol ettirmek sağlıklı bir davranıştır. Sağlık kaygısında farklı olan şey, bu endişenin orantısız, sürekli ve yatıştırılması güç hale gelmesidir. Hekim "bir sorun yok" dese bile rahatlama kısa sürer ve korku kısa süre içinde geri döner.
Hastalık anksiyetesi bozukluğu nasıl bir tablodur?
Belirtiler belli bir eşiği geçip kişinin yaşamını ciddi biçimde kısıtladığında, ruh sağlığı alanında bunun bir karşılığı vardır. Güncel sınıflandırmalarda bu tablo genellikle hastalık anksiyetesi bozukluğu ve bedensel belirti bozukluğu gibi başlıklar altında ele alınır. Tanı koymak bir hekimin işidir; bu yazının amacı etiket yapıştırmak değil, durumu tanımanıza yardımcı olmaktır. Bu tabloyu daha ayrıntılı incelemek isterseniz hastalık anksiyetesi bozukluğu sayfasına göz atabilirsiniz.
Belirti olması ile kaygının asıl sorun olması farklı şeydir
Burada sık yapılan bir kafa karışıklığını netleştirmek gerekir. Sağlık kaygısı yaşayan kişide gerçek bedensel belirtiler de olabilir; kaygının kendisi bile çarpıntı, baş dönmesi, kas gerginliği, mide bulantısı gibi gerçek bedensel duyumlar yaratır. Yani "her şey kafanda" demek hem yanlış hem de incitici bir ifadedir. Sorun belirtinin var olup olmaması değil, o belirtinin sürekli en kötü senaryoyla yorumlanması ve bu yorumun yaşamı ele geçirmesidir.

Randevu, seans ve ödeme tek panelde
Takvim, online görüşme, ödeme ve danışan dosyaları tek yerde. Kağıt işini bırakın, danışana odaklanın.
Ücretsiz DeneyinSağlık kaygısının belirtileri nelerdir?
Sağlık kaygısı yalnızca "endişelenmek" değildir; düşünce, davranış ve duygu düzeyinde belirgin örüntülerle kendini gösterir. Aşağıdaki belirtilerin birkaçını kendinizde tanıyabilirsiniz; bu tek başına tanı anlamına gelmez ama durumu fark etmenize yardımcı olabilir.
Sürekli hastalık düşüncesi
Zihin, neredeyse her gün ciddi bir hastalığa sahip olma ihtimaliyle meşguldür. "Ya bu bir kanser belirtisiyse", "ya kalbimde bir sorun varsa" gibi düşünceler sık sık ve istemsizce gelir. Bu düşünceler, mantıklı açıklamalara rağmen kolayca dağılmaz.
Beden tarama (bedeni sürekli kontrol etme)
Kişi vücudunu sürekli "tarar": nabzını sayar, ciltteki lekeleri inceler, lenf bezlerini yoklar, nefesine ya da kalp atışına aşırı dikkat kesilir. Bu aşırı dikkat, normalde fark edilmeyecek bedensel duyumları büyütür ve daha çok kaygı yaratır.
İnternetten araştırma (siberkondri)
Belirtileri sürekli internette aramak, sağlık kaygısının çok yaygın bir parçasıdır. Arama sonuçları genellikle en kötü ihtimalleri öne çıkardığı için kaygıyı azaltmak yerine artırır. Bu örüntüye siberkondri denir; merak edenler için siberkondri sayfasında daha ayrıntılı bir tanım bulabilirsiniz. İnternet araması anlık bir rahatlama verir gibi görünse de genellikle yeni korkular ekleyerek döngüyü besler.
Güvence arama
Kişi yakınlarına, doktorlara ya da internete defalarca "Sence ciddi bir şey mi?", "Sana göre iyi görünüyor mu?" diye sorar. Bu güvence arama davranışı kısa süreli bir rahatlama sağlar; ancak rahatlama hızla geçer ve aynı soruyu tekrar sorma ihtiyacı geri gelir.
Doktor doktor gezme ya da tam tersi kaçınma
Sağlık kaygısı iki uçta da kendini gösterebilir. Bazı kişiler bir hekimin değerlendirmesine güvenemeyip sürekli yeni doktorlara, yeni tahlillere başvurur. Bazıları ise korkudan dolayı doktora gitmekten, tahlil yaptırmaktan tümüyle kaçınır; çünkü "kötü bir haber duyma" ihtimaline dayanamaz. İki uç da kaygıyı uzun vadede besler.
Bedensel ve duygusal belirtiler
Kaygının kendisi gerçek bedensel duyumlar üretir: çarpıntı, nefes darlığı hissi, baş dönmesi, kas gerginliği, yorgunluk, uyku sorunları. Bu duyumlar da "demek ki gerçekten hastayım" diye yorumlanınca döngü güçlenir. Duygusal düzeyde ise sürekli tetikte olma, huzursuzluk ve odaklanma güçlüğü görülebilir.
Ücretsiz e-kitaplarımızı incelediniz mi?
Konunun tamamını sıralı kontrol listeleriyle e-postanıza gönderelim.
Sağlık kaygısı neden olur?
Tek bir nedeni yoktur; genellikle birkaç etkenin bir araya gelmesiyle gelişir. Aşağıdakiler sık karşılaşılan etkenlerdir, ancak herkeste hepsi bulunmaz ve bu liste kişisel bir neden analizi yerine geçmez.
- Geçmiş deneyimler: Çocuklukta ciddi bir hastalık yaşamak, yakın birinin ağır hastalığına ya da kaybına tanık olmak sağlık kaygısına zemin hazırlayabilir.
- Kaygıya yatkınlık: Genel olarak kaygılı bir mizaca sahip olmak ya da ailede kaygı bozukluklarının bulunması bir etken olabilir.
- Belirsizliğe tahammülsüzlük: "Kesin emin olamamak" bazı kişiler için çok zorlayıcıdır; sağlık gibi belirsizliğin doğal olduğu bir alanda bu zorluk kaygıya dönüşebilir.
- Bilgiye kolay erişim: İnternette belirti aramanın kolaylaşması, kaygıya yatkın kişilerde döngüyü hızlandırabilir.
- Stresli dönemler: Yoğun stres, kayıp ya da büyük yaşam değişiklikleri sağlık kaygısını tetikleyebilir ya da şiddetlendirebilir.
Bu etkenleri bilmek, "neden ben?" sorusunun suçluluğa dönüşmesini engellemek açısından önemlidir. Sağlık kaygısı bir karakter zayıflığı değildir; anlaşılabilir nedenleri olan ve üzerinde çalışılabilen bir durumdur.

Size özel uzman web siteniz dakikalar içinde
Tanıtım yönetmeliğine uygun, randevu alan profesyonel web siteniz hazır şablonlarla kurulsun.
Web Sitenizi KurunKısır döngü: kaçınma ve güvence aramanın tuzağı
Sağlık kaygısını anlamanın en kritik noktası, onun nasıl bir kısır döngü kurduğunu görmektir. Bu döngü, kaygıyı azaltmak için yapılan davranışların aslında onu nasıl beslediğini açıklar.
Döngü nasıl işler?
Genellikle şöyle ilerler: Önce bir tetikleyici gelir (bedensel bir duyum, bir haber, bir düşünce). Bu duyum felaket senaryosuyla yorumlanır ve kaygı yükselir. Kaygıyı düşürmek için kişi bir şey yapar: internette araştırır, güvence ister, nabzını sayar ya da tam tersine durumdan tümüyle kaçınır. Bu davranış kısa süreli bir rahatlama verir. Ama beyin bu rahatlamadan şunu öğrenir: "Demek ki bu kontrol/kaçınma beni güvende tuttu." Böylece bir sonraki duyumda aynı davranışa daha çok ihtiyaç duyulur ve döngü güçlenerek tekrar eder.
İki ana tuzak: güvence arama ve kaçınma
Döngünün iki temel yakıtı vardır. Güvence arama, kısa vadede rahatlatır ama uzun vadede kaygının "kendi başına geçemeyeceği" inancını pekiştirir; çünkü kişi rahatlamayı hep dışarıdan bir onaya bağlar. Kaçınma ise (doktora gitmemek, belirtiyi düşünmemeye çalışmak, belli durumlardan uzak durmak) korkuyla yüzleşme fırsatını ortadan kaldırır, böylece korku hiç sınanmadan büyümeye devam eder. Tedavinin önemli bir bölümü, bu iki davranışı yavaş yavaş azaltmaya odaklanır.
Anahtar nokta: Sağlık kaygısında rahatlama veren her davranış uzun vadede iyi değildir. İnternette araştırmak, defalarca güvence istemek ya da bedeni sürekli kontrol etmek anlık olarak iyi hissettirir ama döngüyü güçlendirir. Bu, sizin zayıflığınız değil, kaygının çalışma biçimidir; ve tam da bu yüzden üzerinde çalışılabilir.
Gerçek belirti ile kaygıyı nasıl ayırırım?
Bu, sağlık kaygısının en hassas ve en önemli sorularından biridir. Cevap nettir: Bu ayrımı tek başınıza yapmaya çalışmayın. Gerçek bir tıbbi belirti ile kaygının yarattığı duyumu kesin biçimde ayırt etmek bir hekimin işidir, internetin ya da kendi yorumunuzun değil.
Önce tıbbi değerlendirme şarttır
Bedeninizdeki bir belirti sizi endişelendiriyorsa, atılacak ilk adım onu küçümsemek değil, bir hekime değerlendirtmektir. "Bu kesin kaygıdandır" diye düşünüp gerçek bir belirtiyi görmezden gelmek tehlikeli olabilir. Aynı şekilde, hekim ciddi bir neden bulamadığında bunu "demek ki bir şeyim yok" yerine "demek ki sıradaki adım kaygıyla çalışmak" olarak okumak gerekir.
Hekim değerlendirmesi tamamlandıktan sonra
Uygun tıbbi değerlendirme yapılıp ciddi bir neden dışlandıktan sonra, belirti devam etse bile odak değişir. Soru artık "bende hangi hastalık var?" değil, "bu belirtiyle ilişkim neden bu kadar kaygı dolu ve bunu nasıl değiştirebilirim?" olur. Sağlık kaygısının kendi başına tedavi edilebilir bir durum olarak ele alındığı nokta tam da burasıdır.
Acil durumlar bu yazının kapsamı dışındadır
Hiçbir yazı acil bir tıbbi durumun yerini tutmaz. Göğüs ağrısı, ani nefes darlığı, felç belirtileri, bilinç bulanıklığı, kontrol edilemeyen kanama gibi durumlarda kaygı tartışması beklemez; gecikmeden 112'yi arayın ya da acile başvurun. Aynı şekilde yaşamı sonlandırma düşüncesi ya da yoğun umutsuzluk varsa bu da acil bir durumdur ve hemen destek gerektirir.
Sağlık kaygısı nasıl tedavi edilir?
İyi haber şudur: Sağlık kaygısı üzerinde çalışılabilen ve birçok kişide belirgin biçimde hafifleyebilen bir durumdur. Tedavi planı kişiye göre değişir ve bunu sizi değerlendiren uzman belirler; aşağıdakiler genel olarak bilinen yaklaşımlardır.
Bilişsel davranışçı terapi (BDT)
Sağlık kaygısında en sık başvurulan psikoterapi yaklaşımlarından biri bilişsel davranışçı terapidir. BDT, bedensel duyumların nasıl felaket senaryolarıyla yorumlandığını fark etmeye ve bu yorumları daha gerçekçi olanlarla değiştirmeye yardımcı olur. Aynı zamanda kaygıyı besleyen davranışları (kontrol etme, güvence isteme) tanıyıp azaltmaya odaklanır.
Maruz bırakma ve davranış deneyleri
Tedavinin önemli bir parçası, korkulan duruma kontrollü ve kademeli biçimde yaklaşmaktır. Örneğin bedeni sürekli kontrol etmeyi ya da internette araştırmayı yavaş yavaş azaltmak, kaygının kendiliğinden düştüğünü kişinin kendi deneyimiyle görmesini sağlar. Bu adımlar bir uzman eşliğinde, kişinin kaldırabileceği bir hızda planlanır; tek başına aniden her şeyi bırakmaya çalışmak zorlayıcı olabilir.
Güvence aramayı azaltma
Güvence arama davranışı, döngünün en güçlü yakıtlarından biri olduğu için tedavide özellikle ele alınır. Burada amaç güvence istemeyi bir anda kesmek değil, onu fark edip kademeli olarak azaltmak ve kişinin belirsizliğe tahammül kapasitesini güçlendirmektir. Yakınların da bu süreçte nasıl yardımcı olacağını öğrenmesi (sürekli güvence vermek yerine destekleyici bir tutum) genellikle işe yarar.
İlaç tedavisinin yeri
Bazı durumlarda, özellikle kaygı çok yoğunsa ya da depresyon gibi başka bir tablo eşlik ediyorsa, hekim ilaç tedavisini değerlendirebilir. İlaç kararı, dozu ve süresi tümüyle bir hekime aittir; bu yazıda herhangi bir ilaç ya da doz önerisi yer almaz. İlaç ve psikoterapi çoğu zaman birbirinin yerine değil, birlikte düşünülür.
Kendinize nasıl yardım edebilirsiniz?
Aşağıdaki adımlar profesyonel desteğin yerini tutmaz, ancak süreci destekleyebilir. Bunları bir uzmanla birlikte uygulamak genellikle daha güvenli ve etkilidir.
- Belirti aramayı sınırlayın: İnternette belirti araştırmaya bir sınır koymak (örneğin tümüyle bırakmaya çalışmadan önce süreyi ve sıklığı azaltmak) döngüyü zayıflatabilir.
- Güvence isteme dürtüsünü fark edin: Aynı soruyu tekrar sorma ihtiyacı geldiğinde bunu fark edip kısa bir süre beklemek, kaygının kendiliğinden düşebildiğini görmenize yardımcı olur.
- Bedeni kontrol etmeyi azaltın: Nabız sayma, lekeleri inceleme gibi kontrol davranışlarını fark edip kademeli olarak seyrekleştirmeye çalışın.
- Dikkatinizi yönlendirin: Bedensel duyuma odaklanmak onu büyütür; hoşunuza giden, sizi meşgul eden etkinliklere yönelmek dikkatin tek bir noktaya kilitlenmesini gevşetebilir.
- Temel düzeni koruyun: Düzenli uyku, hareket ve nefes/gevşeme çalışmaları genel kaygı düzeyini düşürmeye yardımcı olabilir.
- Kendinize şefkat gösterin: Sağlık kaygısı bir tercih ya da zayıflık değildir. Kendinizi suçlamak kaygıyı artırır; anlayışlı bir tutum süreci kolaylaştırır.
Eğer kaygınızın bir parçası genel anksiyeteyse, konuyu daha geniş bir çerçevede ele alan kaygı (anksiyete) nedir ve belirtileri nelerdir yazımız da yardımcı olabilir.
Ne zaman bir uzmana başvurmalı?
Sağlık kaygısı hafif ve geçici olabileceği gibi, yaşamı belirgin biçimde zorlayan bir hale de gelebilir. Aşağıdaki durumlardan biri ya da birkaçı sizin için geçerliyse bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak değerli olabilir.
- Hastalık düşünceleri günün büyük bölümünü kaplıyor ve işinizi, ilişkilerinizi, uykunuzu etkiliyorsa.
- Hekim güvence verdiği halde rahatlama yalnızca kısa sürüyor ve korku hızla geri dönüyorsa.
- Sürekli tahlil/doktor arayışı ya da tam tersine doktordan tümüyle kaçınma yaşamınızı kısıtlıyorsa.
- İnternette belirti aramak ya da bedeni kontrol etmek baş edemediğiniz bir alışkanlığa dönüştüyse.
- Kaygıya belirgin bir çökkünlük, umutsuzluk ya da keyif kaybı eşlik ediyorsa.
Hangi uzmana başvuracağınız konusunda kararsızsanız, bir hekime danışmak güvenli bir başlangıçtır. Konuşma terapisiyle ilerlenebilecek durumlarda psikolog ya da klinik psikolog, ilaç ya da tıbbi değerlendirme gerekebilecek durumlarda psikiyatrist öne çıkar; çoğu zaman ikisi birlikte çalışır. Bu ayrımı ayrıntılı görmek isterseniz psikolog mu psikiyatrist mi yazımıza bakabilirsiniz.
Anahtar nokta: Yoğun umutsuzluk, yaşamı sonlandırma düşüncesi ya da acil bir tıbbi belirti varsa beklemeyin: gecikmeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Diğer durumlarda ise sağlık kaygısı için yardım istemek bir zayıflık değil, sağlıklı ve etkili bir adımdır.
Sık sorulan sorular
Sağlık kaygısı (hastalık korkusu) nedir? Sağlık kaygısı, ciddi bir hastalığa sahip olma ya da yakalanma ihtimaline dair yoğun ve sürekli bir endişedir. Halk arasında hastalık korkusu, eski adıyla hipokondri olarak bilinir. Asıl zorluk genellikle belirtinin kendisi değil, bedensel duyumların sürekli en kötü senaryoyla yorumlanması ve bu yorumun günlük yaşamı kısıtlamasıdır.
Sağlık kaygısı gerçek bir hastalık mı, yoksa kafamda mı? İkisi de değil. "Her şey kafanda" demek yanlış ve incitici bir ifadedir; kaygı çarpıntı, baş dönmesi, kas gerginliği gibi gerçek bedensel duyumlar üretir. Aynı zamanda gerçek bir tıbbi belirti de var olabilir. Bu yüzden önce bir hekim değerlendirmesi şarttır; ciddi bir neden dışlandıktan sonra geriye kalan yoğun korku, ruh sağlığı desteğiyle ele alınabilir bir durumdur.
Belirtimin gerçek mi yoksa kaygıdan mı olduğunu nasıl anlarım? Bu ayrımı tek başınıza yapmaya çalışmayın. Gerçek bir tıbbi belirti ile kaygının yarattığı duyumu kesin biçimde ayırt etmek bir hekimin işidir. İlk adım belirtiyi küçümsemek değil, bir hekime değerlendirtmektir. Hekim ciddi bir neden bulamazsa sıradaki adım kaygıyla çalışmaktır.
İnternetten belirti aramak (siberkondri) neden zarar veriyor? İnternet aramaları genellikle en kötü ihtimalleri öne çıkardığı için kaygıyı azaltmak yerine artırır. Bu örüntüye siberkondri denir. Arama anlık bir rahatlama verse de çoğu zaman yeni korkular ekleyerek kısır döngüyü besler; bu yüzden tedavide belirti aramayı kademeli olarak azaltmak önemli bir hedeftir.
Sağlık kaygısı nasıl geçer, tedavisi var mı? Evet, sağlık kaygısı üzerinde çalışılabilen ve birçok kişide belirgin biçimde hafifleyebilen bir durumdur. En sık kullanılan yaklaşımlardan biri bilişsel davranışçı terapidir; bedensel duyumların yorumlanış biçimini değiştirmeye, güvence arama ve kontrol davranışlarını azaltmaya odaklanır. Bazı durumlarda hekim ilaç tedavisini de değerlendirebilir. Tedavi planını sizi değerlendiren uzman belirler.
Güvence aramak neden işe yaramıyor? Güvence aramak (defalarca "ciddi bir şey mi?" diye sormak) kısa vadede rahatlatır, ama uzun vadede kaygının "kendi başına geçemeyeceği" inancını pekiştirir; çünkü rahatlama hep dışarıdan bir onaya bağlanır. Bu yüzden tedavide amaç güvence istemeyi fark edip kademeli olarak azaltmak ve belirsizliğe tahammülü güçlendirmektir.
Sağlık kaygısı için ne zaman uzmana gitmeliyim? Hastalık düşünceleri günün büyük bölümünü kaplıyor; işinizi, uykunuzu, ilişkilerinizi etkiliyor; hekim güvencesi yalnızca kısa süre rahatlatıyor ya da belirti arama ve beden kontrolü baş edemediğiniz bir alışkanlığa dönüştüyse bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak değerlidir. Yoğun umutsuzluk ya da yaşamı sonlandırma düşüncesi varsa bu acil bir durumdur; gecikmeden 112'yi arayın ya da acile başvurun.





