Kabul
Bir deneyimi, duyguyu veya gerçekliği değiştirmeye çalışmadan, ona karşı koymadan olduğu gibi kabullenme tutumu.
Eş anlamlılar
Kabul, kişinin yaşadığı bir duyguyu, düşünceyi veya değiştiremeyeceği bir gerçekliği bastırmadan, onunla savaşmadan ve yargılamadan olduğu gibi kabullenme tutumudur.
Kabul, modern psikoterapilerde özellikle kabul ve kararlılık terapisi gibi yaklaşımların merkezinde yer alır. Burada amaç hoş olmayan deneyimlerden hoşlanmak değil, onlara karşı sürdürülen iç direnci bırakarak enerjiyi kişinin değer verdiği şeylere yöneltmektir.
Kabul nasıl çalışır?
İnsanlar acı veren duygulardan kaçmaya çalıştıklarında, çoğu zaman bu duyguları farkında olmadan büyütürler. Kabul, deneyimle çatışmayı azaltarak ikincil acının, yani acıya karşı duyulan rahatsızlığın hafiflemesine yardımcı olabilir. Bu nedenle kabul pasif bir boyun eğme değil, etkin bir içsel tutumdur.
Kabul ile teslimiyet farkı
Kabul, çoğu zaman pes etmek veya vazgeçmekle karıştırılır. Oysa kabul, bir durumu olduğu gibi görmeyi içerir ama bu durumun değiştirilebilir yönlerini değiştirme iradesini dışlamaz. Teslimiyet umutsuzluğa yaslanırken, kabul gerçekçi bir başlangıç noktası sunar.
Ruh sağlığına etkisi
Yargılayıcı olmayan kabul tutumu, çeşitli psikoterapi yaklaşımlarında kaygı ve duygu düzenleme güçlükleriyle çalışmada kullanılır. Kabul becerisinin, deneyimsel kaçınmayı azaltarak psikolojik esnekliği desteklediği öne sürülür. Yine de kabul, kötü muameleye katlanmak anlamına gelmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Kabul, sorunlara boyun eğmek mi demektir?
Hayır. Kabul, gerçekliği olduğu gibi görmektir; değiştirilebilir olanı değiştirme çabasını engellemez. Amaç, gereksiz iç direnci bırakmaktır.
Kabul becerisi öğrenilebilir mi?
Evet, kabul bir tutum ve beceri olarak görülür. Farkındalık temelli uygulamalar ve bazı terapi yaklaşımları bu beceriyi geliştirmeye yardımcı olabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel psikolojik veya tıbbi danışmanlığın yerine geçmez.