Bakım veren tükenmişliği, uzun süreli ve yoğun bakım yükünün yol açtığı fiziksel, duygusal ve zihinsel tükenme halidir; bu durum yerleştiğinde ve klinik belirtilere dönüştüğünde bakım veren depresyonuna ilerleyebilir.
Tükenmişlikte sürekli yorgunluk, sinirlilik, ilgi kaybı, sosyal geri çekilme ve "yetersizim" duygusu öne çıkar. Bakım veren depresyonu ise daha kalıcı çökkün duygudurum, umutsuzluk, uyku ve iştah değişiklikleri, değersizlik ve bazen yaşamdan kopma düşünceleriyle kendini gösterir ve klinik bir değerlendirme gerektirir.
Önlemede temel ilke, bakım verenin kendi ihtiyaçlarını ihmal etmemesidir. Bakımı tek bir kişiye yüklemek yerine paylaşmak, düzenli molalar ve gündüz bakım gibi destekler kullanmak, uyku ve beslenmeyi korumak, sosyal bağları sürdürmek ve duyguları bastırmak yerine paylaşabileceği bir alan bulmak koruyucudur. Suçluluğun normal olduğunu kabul etmek ve yardım istemenin meşru olduğunu hatırlamak da önemlidir. Belirtiler işlevselliği bozacak düzeye geldiğinde bir hekime ya da ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir; tedavi edilebilir bir durumdur.