Çocuğun telefonu elinden alındığında yoğun öfke ve kriz yaşaması, ekran kullanımının kontrolden çıkmaya başladığının önemli bir işareti olabilir; bu durumda ani ve tümüyle yasaklayıcı kesinti yerine kademeli, tutarlı ve birlikte belirlenen sınırlar daha sürdürülebilirdir. Ani kesinti krizi geçici olarak büyütebilir.
Net zaman dilimleri belirlemek, yatak odası ve yemek masası gibi ekransız alanlar oluşturmak ve yatmadan önceki süreyi ekransız tutmak işe yarayan yaklaşımlardır. Ekranın yerine konabilecek keyifli alternatifler sunmak kuralları kalıcı kılar. Ebeveynin kendi ekran kullanımı da çocuğa örnek olur.
Önemli bir nokta, aşırı ekran kullanımının çoğu zaman altta yatan kaygı, yalnızlık, can sıkıntısı ya da arkadaşlık sorunlarıyla baş etme çabası olabileceğidir; bu nedenle yalnızca süreyi kısıtlamak değil, çocuğun ihtiyacını anlamak da gerekir. Krizleri yatıştırmak için sakin kalmak ve sınırı tutarlı biçimde sürdürmek önemlidir.
Ekran kullanımı uykuyu, dersi, fiziksel hareketi ve yüz yüze ilişkileri belirgin biçimde bozuyorsa, çocuk diğer ilgi alanlarını tümden terk ediyor ve bunu sürdürmek için yalan söylüyorsa bu daha ileri bir sorunun işareti olabilir. Sınır koymaya rağmen kontrol sağlanamıyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.