Önce panik ve suçlama yerine sakin gözlem ve açık iletişim önemlidir. Şüphe uyandıran işaretler arasında uyku ve iştah düzeninde belirgin değişim, ders başarısında ani düşüş, arkadaş çevresinin gizlenmesi, para kayıpları, kıyafetlerde alışılmadık koku, kızarık gözler ve içe kapanma yer alabilir. Ancak bu belirtiler tek başına kanıt değildir; ergenlik dönemine ait dalgalanmalarla karışabilir.
Çocuğunuzla yargılamadan, dinleyerek konuşun. "Seni cezalandıracağım" yerine "Senin için endişeleniyorum, yanındayım" tutumu kapıyı açık tutar. Suçlayıcı sorgu çoğu zaman ergeni daha çok gizlenmeye iter.
Şüpheniz sürüyorsa bir çocuk-ergen ruh sağlığı uzmanından veya bağımlılıkla ilgilenen bir merkezden (AMATEM) profesyonel destek almak en güvenli yoldur. Erken müdahale, sürecin ağırlaşmasını önler ve sonucu en olumlu etkileyen yaklaşımdır. Bağı koparmadan, sevgiyle ama net biçimde sınır koyan bir ebeveyn tutumu, çocuğun yardım almasını kolaylaştırır. Unutmayın, bu bir irade ya da ahlak meselesi değil, sağlık ve destek gerektiren bir durumdur; çocuğunuzu suçlamak yerine yanında durmak en koruyucu tutumdur.