Yoğun telefon kullanımı her zaman bağımlılık anlamına gelmez; ancak günlük yaşamı, uykuyu, dersleri ve sosyal ilişkileri belirgin biçimde aksatıyorsa dikkatle ele alınmalıdır. Ergenlikte çevrim içi sosyalleşme doğaldır, fakat dışarıya hiç çıkmama, içe kapanma ve eski ilgilerden kopma gibi değişiklikler bazen altta yatan kaygı, mutsuzluk veya zorlanmanın işareti olabilir.
Telefonu aniden ve cezayla elinden almak çoğu zaman çatışmayı büyütür. Bunun yerine birlikte makul kullanım kuralları belirleyin: yemek ve uyku saatlerinde ekransız zaman, ortak aile etkinlikleri ve yargılamadan yapılan sohbetler yardımcı olur. Kendi telefon kullanımınızla örnek olmak da etkilidir.
İçe kapanma derinleşiyor, çocuğunuz sürekli mutsuz, sinirli ya da isteksizse bunu hafife almayın. Bir çocuk-ergen ruh sağlığı uzmanından değerlendirme istemek, hem aşırı ekran kullanımı hem de altta yatan kaygı ya da mutsuzluk açısından en güvenli adımdır. Telefon çoğu zaman bir kaçış aracı olabilir; bu nedenle ekran süresini sınırlamanın yanında çocuğunuzun duygusal dünyasına ilgi göstermek de en az o kadar önemlidir.