Halk arasında kullanılan erteleme hastalığı resmi bir tıbbi tanı değildir. Erteleme, yapılması gereken bir işi gereksiz yere ve sonuçta kendimize zarar verecek biçimde geciktirme eğilimidir. Bir hastalık değil, yaygın bir davranış örüntüsüdür.
Erteleme genellikle şu nedenlerle oluşabilir:
- Duygu düzenleme: Görevin uyandırdığı kaygı, sıkıntı ya da sıkılmadan kaçma
- Mükemmeliyetçilik: Yeterince iyi yapamama korkusuyla hiç başlamama
- Belirsizlik: Nereden başlayacağını bilememe
- Anlık ödül tercihi: Beynin uzun vadeli kazanç yerine şimdiki rahatlığı seçmesi
Yani erteleme çoğu zaman duyguyla ilgilidir, irade zayıflığıyla değil.
Bu yüzden tek başına daha çok çaba göstermeye çalışmak çoğu zaman yetersiz kalır; asıl yardımcı olan şey, görevin uyandırdığı rahatsız edici hisle baş etmeyi öğrenmektir. Görevi küçük adımlara bölmek, sadece beş dakika başlamayı denemek ve kendinize anlayışlı davranmak bu döngüyü yumuşatabilir.
Ara sıra ertelemek insanidir. Ancak erteleme sürekli hale gelip iş, okul ya da ilişkilerinizi belirgin şekilde bozuyorsa, altta kaygı bozukluğu, depresyon ya da DEHB gibi durumlar olabilir. Böyle bir durumda değerlendirme bir uzmana aittir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.