Hayata karşı geç kalmışlık hissi çoğunlukla, kendi yaşamımızı başkalarının ya da toplumun bize sunduğu zaman çizelgeleriyle kıyaslamamızdan kaynaklanır. Bu yaygın bir bilişsel örüntüdür ve bir kusur değildir.
Bu hissi besleyen başlıca nedenler:
- Sosyal karşılaştırma: yaşıtların ya da sosyal medyadaki kişilerle kendini ölçmek
- Toplumsal beklentiler: belli yaşlarda belli şeylerin başarılması gerektiğine dair kalıplar
- Mükemmeliyetçilik: kendine çok yüksek standartlar koymak
- Geçmiş pişmanlıklar: kaçırıldığını düşündüğün fırsatlara odaklanmak
Oysa herkesin hayat yolu farklı ilerler ve tek bir doğru takvim yoktur. Bir kişinin geç dediği şey, bir başkasının tam zamanıdır. Kendi iç dünyanı, başkalarının yalnızca disarıdan görünen yanlarıyla kıyasladığını fark etmek bu hissi yumuşatır.
Kendine şefkatle yaklaşmak ve kendi değerlerine uygun küçük hedeflere odaklanmak bu hissi yumuşatır. Bu his ara sıra herkeste olabilir. Ancak sürekli hale gelip seni umutsuzluğa sürüklüyor ya da günlük işlevini bozuyorsa, bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek yararlı olabilir; değerlendirme uzmana aittir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.