Her şeyi çocukluk travmasına bağlamak dengeli bir yaklaşım değildir; çocukluk deneyimleri yetişkinlikteki bir kişinin ruh halini ve ilişkilerini etkileyen önemli bir etkendir, ancak tek belirleyici değildir.
İnsan ruh sağlığı çok sayıda etkenin birlikte sonucudur: genetik yatkınlık, mizaç, güncel yaşam koşulları, ilişkiler, fiziksel sağlık ve iç kaynaklar bunların yalnızca bir kısmıdır. Çocukluk bu bütünün bir parçasıdır.
Her zorluğu geçmişe bağlamak iki riski beraberinde getirir: bugün değiştirilebilecek şeyleri gözden kaçırmak ve sorumluluğu tamamen geçmişe yükleyerek çaresizlik hissetmek. Aynı şekilde geçmişin etkisini tümden yok saymak da gerçekçi değildir.
Daha sağlıklı olan, geçmişin etkisini tanımak ama bugünkü seçimlere ve değişim olanaklarına da yer açmaktır.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.