Humanist psikoloji, insanı bilinçdışı dürtülerin ya da çevresel koşullanmanın pasif bir ürünü olarak değil, kendi potansiyelini gerçekleştirme eğiliminde, özgür seçim yapabilen ve büyümeye yönelik bir varlık olarak görür. Bu yönüyle hem psikanalize hem davranışçılığa bir tepki olarak gelişmiştir ve üçüncü güç olarak anılır.
Öğrenci için ayırt edici ilkeler:
- İnsanın temelde kendini gerçekleştirmeye (self-actualization) yönelik bir eğilimi vardır
- Kişinin öznel deneyimi, anlam arayışı ve seçim özgürlüğü merkezdedir
- Rogers koşulsuz olumlu kabul ve empati kavramlarını, Maslow ihtiyaçlar sıralamasını vurgulamıştır
- Patolojiden çok sağlıklı gelişme ve potansiyel üzerine odaklanır
Humanist yaklaşım, davranışçılığın insanı fazla mekanik, psikanalizin ise fazla karamsar ele aldığı eleştirisinden doğmuştur. Klinik alanda danışan merkezli yaklaşım bu geleneğin en bilinen uygulamasıdır. Eleştirileri arasında kavramlarının bilimsel olarak ölçülmesinin zorluğu sıklıkla anılır.
Bu kuramsal bir özetdir; kişisel bir zorluk yaşıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.