İlk görüşmede başvuru nedeni, mevcut yakınmanın öyküsü, risk durumu ve danışanın işlevsellik düzeyi mutlaka sorgulanmalıdır; bu çekirdek alanlar hem tanı yönelimini hem de güvenliği belirler. İyi yapılandırılmış bir ilk görüşme, sonraki süreci yönlendirir.
Genellikle ele alınan temel alanlar şunlardır:
- Başvuru nedeni ve yakınmanın başlangıcı, seyri, şiddeti,
- Özkıyım ve kendine ya da başkasına zarar verme riski,
- Geçmiş ruhsal öykü, önceki tedaviler ve yanıtları,
- Tıbbi öykü, kullanılan ilaçlar, madde kullanımı,
- Aile öyküsü, gelişimsel ve sosyal öykü,
- Güçlü yanlar, destek sistemleri ve danışanın beklentileri.
Risk değerlendirmesi her ilk görüşmenin ayrılmaz parçasıdır; özkıyım düşünceleri doğrudan ve dikkatli sorulmalıdır. Acil ve yüksek riskli durumlarda güvenliği önceleyen bir plan oluşturmak ve gerektiğinde acil sağlık hizmetlerine yönlendirmek gerekir; gerekirse 112 acil yardım hattı aranmalıdır. İlk görüşme aynı zamanda terapötik ilişkinin kurulduğu andır; bilgi toplarken danışanın kendini güvende ve anlaşılmış hissetmesi de en az içerik kadar önemlidir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.