Kanıta dayalı uygulama; en iyi mevcut araştırma kanıtlarını, uzmanın klinik deneyimini ve danışanın değerleri ile tercihlerini birlikte dikkate alarak karar verme yaklaşımıdır. Bu üç ayağı dengelemek, kanıtı danışanın özgün durumuna körlükle uygulamaktan da yalnızca sezgiyle hareket etmekten de korur.
Bu yaklaşımı uygularken şu noktalar yardımcı olabilir:
- Sorun alanına ilişkin güncel ve güvenilir araştırma bulgularını izlemek,
- Kanıtı danışanın bağlamına, kültürüne ve hedeflerine göre uyarlamak,
- Klinik deneyimi ve gözlemi, kanıtı yorumlamak için kullanmak,
- Danışanın tercih ve değerlerini karar sürecine açıkça katmak.
Kanıta dayalı olmak, her danışana aynı protokolü mekanik biçimde uygulamak anlamına gelmez; aksine kanıtı kişiselleştirmeyi gerektirir. Belirli bir tablo için araştırma sınırlı olduğunda, ilkeli klinik karar ve süpervizyon önem kazanır. Sürekli mesleki gelişim ve güncel literatürü izlemek, bu dengeyi sağlıklı kurmanın temelidir. Bir yaklaşımın kanıt temeli güçlü olsa bile, danışanın onu reddetme ya da farklı bir yol tercih etme hakkı vardır; bu tercihi ciddiye almak da kanıta dayalı uygulamanın bir parçasıdır. Kucaklayıcı bir tutumla kanıtı danışanın ihtiyaçları ve değerleriyle buluşturmak, hem etkili hem saygılı bir uygulama sağlar.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.