Klostrofobi, kapalı alanlarda yoğun kaygı ve beden belirtileri yaratan bir spesifik fobidir; kademeli maruz bırakma temelli yaklaşımla belirgin şekilde gerileyebilir. Nefes daralması, çarpıntı ve sıkışma hissi gerçek korkudur ama tehlikeli değildir; bu duyumlar kaygının geçici bedensel yansımasıdır.
Asansörden ya da kapalı alandan kaçınmak kısa vadede rahatlatsa da korkuyu uzun vadede güçlendirir. Etkili yöntem, korkuyu basamaklara bölmektir: önce açık kapılı asansörde durmak, sonra bir kat çıkmak, ardından daha uzun süreler gibi. Diyafram nefesi ve gevşeme teknikleri bu sırada kaygıyı yönetmeyi kolaylaştırır.
Belirtiler aniden ve şiddetli geliyorsa panik atakla karışabilir; bu ayrımı bir uzman netleştirebilir. Korku iş, ulaşım veya günlük yaşamı kısıtlıyorsa bilişsel davranışçı terapi konusunda deneyimli bir uzmandan destek almanız önerilir. Düzenli ve tekrarlı maruz bırakma, kaçınmaya kıyasla çok daha kalıcı bir iyileşme sağlar.