Sağlıklı bir günlük ritimde kortizol, uyanmadan kısa süre önce ve uyanıştan sonraki ilk dakikalarda belirgin şekilde yükselir; buna uyanma kortizol yanıtı denir. Bu yükseliş normalde uyanıklık ve güne hazırlık için işlevseldir. Sabah uyanma kaygısının bir kısmı, bu doğal kortizol artışının yarattığı fizyolojik uyarılmanın kaygı olarak yorumlanmasıyla ilişkilendirilir.
Ancak bu ilişkiyi tek yönlü ve basit bir nedensellik olarak sunmak doğru olmaz. Kaygı tek bir hormona indirgenemez; uyku kalitesi, kronik stres, düşünce örüntüleri, beklenti ve öğrenilmiş tepkiler de tabloya katkıda bulunur. Sürekli stres altında kortizol ritmi değişebilir, bu da kaygı ve uyku arasındaki ilişkiyi karmaşıklaştırır.
Bu nedenle sabah kaygısını yalnızca kortizolle açıklamak yerine, biyolojik uyarılma ile bilişsel ve davranışsal etkenlerin etkileşimi olarak ele almak daha doğrudur. Klinik yaklaşımda hem uyku düzeni hem de kaygıyı sürdüren düşünce ve davranış örüntüleri birlikte değerlendirilir. Belirgin ve sürekli sabah kaygısında kapsamlı değerlendirmeyi bir uzman yapar.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.