Sürekli erteleme bir karakter kusuru ya da ahlaki zayıflık değildir; çoğunlukla kaygı, mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ve görevin uyandırdığı olumsuz duygulardan kaçınma ihtiyacıyla ilişkilidir. Zor bir işe başladığınızda hissettiğiniz gerginlikten kurtulmak için onu ertelersiniz; bu geçici rahatlama beyni "erteleme işe yarıyor" diye koşullar ve döngü güçlenir.
Kendinizi yargılamak yerine işe yarayan davranışsal teknikleri deneyebilirsiniz:
- Görevi parçalayın: Büyük işi yapılabilir küçük adımlara bölün.
- İki dakika kuralı: Sadece iki dakika başlamayı hedefleyin.
- Pomodoro düzeni ve dikkat dağıtıcıları azaltan bir ortam düzeni kurun.
Kendinize karşı şefkatli olmak, paradoksal biçimde erteleme döngüsünü zayıflatır; çünkü öz eleştiri kaygıyı artırarak kaçınmayı besler. Eğer erteleme kronikleşmiş ve günlük yaşamınızı, ilişkilerinizi veya akademik işlevselliğinizi ciddi biçimde aksatıyorsa, altta yatan kaygı, depresyon ya da dikkat eksikliği gibi durumlar olabilir. Bu noktada bir uzmanla görüşmek netlik kazandırır.