Sürekli ertelemek tembellik anlamına gelmez. Erteleme çoğu zaman bir karakter zaafı değil, zor duygularla baş etme biçimidir. Bir iş bizde kaygı, sıkılma, başarısızlık korkusu ya da yetersizlik hissi uyandırdığında, beynimiz o rahatsızlığı azaltmak için görevi geciktirir. Yani aslında görevden değil, o görevin uyandırdığı duygudan kaçarız.
Tembel biri yapmak istemez; erteleyen kişi ise genellikle yapmak ister ama bir türlü başlayamaz ve bu yüzden suçlu hisseder. Bu fark önemlidir.
Faydalı olabilecek birkaç yaklaşım:
- Görevi çok küçük bir ilk adıma bölmek
- Sadece beş dakika başlamayı denemek
- Kendinize sertlik yerine öz-şefkatle yaklaşmak
Kendinizi tembel olarak etiketlemek genellikle işe yaramaz; aksine bu sert yargı sıkıntıyı artırıp ertelemeyi besleyebilir. Bunun yerine, hangi duygunun sizi durdurduğunu merakla gözlemlemek daha kalıcı bir değişim sağlar. Erteleme herkesin zaman zaman yaşadığı insani bir deneyimdir ve üzerinde çalışılabilir.
Erteleme hayatınızın pek çok alanını ciddi biçimde aksatıyor ve uzun süredir devam ediyorsa, altta kaygı, dikkat sorunları veya depresyon gibi durumlar olabilir; bunu bir ruh sağlığı uzmanıyla değerlendirmek yerinde olur.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.