Sürekli yetersizlik hissi, gerçeklerden çok katı ve eleştirel bir iç sesin ürünü olabilir; başarılarınıza rağmen bu his sürüyorsa, sorun yeteneğinizde değil kendinizi değerlendirme biçiminizdedir. Bilişsel yaklaşımlar, yetersizlik hissinin çoğu zaman çarpıtılmış düşünce kalıplarıyla, örneğin her şeyi siyah beyaz görmek ya da olumluyu görmezden gelmekle beslendiğini gösterir.
Bu his bazen mükemmeliyetçilikle de bağlantılıdır; kendinize ulaşılması güç standartlar koyup her sonucu eksik bulabilirsiniz. İç eleştirmeniniz tanıdık olduğu için doğru sanılır, oysa her zaman gerçeği yansıtmaz. Bir düşüncenin sık tekrarlanması onu doğru yapmaz; yalnızca alışkanlık haline geldiğini gösterir. Bu iç sesi tümden susturmak değil, söylediklerini sınamak ve dengelemek daha gerçekçi bir hedeftir.
- Yetersizlik düşüncesini bir kanıtmış gibi değil, bir hipotez gibi değerlendirin.
- Kendinize bir arkadaşınıza göstereceğiniz şefkatle yaklaşmaya çalışın.
- Küçük başarılarınızı görünür biçimde kaydedin.
- Karşılaştırmayı azaltıp kendi ilerlemenize odaklanın.
Yetersizlik hissi umutsuzluğa, çekilmeye ya da işlev kaybına yol açıyorsa veya depresif belirtilerle birlikteyse, bir ruh sağlığı uzmanından destek almak bu örüntüyü değiştirmenize yardımcı olabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.