Güvensizlik her zaman somut bir aldatma deneyiminden kaynaklanmaz; çoğu zaman çok daha eski bağlanma yaşantılarıyla ilişkilidir. Erken çocuklukta bakım veren kişilerle kurulan ilişki örüntüsü, yetişkinlikteki güven kapasitemizi şekillendirir. Tutarsız ilgi gören, sevgisini hak etme baskısı hisseden veya geçmiş bir ilişkide hayal kırıklığı yaşamış kişilerde, mevcut partner güvenilir olsa bile içsel bir tetikte olma hâli sürebilir.
Bu durumda dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır:
- Güvensizlik partnerinizin davranışından mı, yoksa içsel bir kaygıdan mı besleniyor
- Sürekli kontrol etme, şüphe ya da güvence arama isteği günlük yaşamı ne kadar etkiliyor
- Bu örüntü önceki ilişkilerde de tekrarlandı mı
Güvensizliğin kendisi bir kusur değil, anlaşılması gereken bir sinyaldir. Eğer şüphe ve kontrol ihtiyacı işlevselliğinizi ve ilişkinizi belirgin biçimde bozuyorsa, bir uzmanla bağlanma örüntülerinizi çalışmak iyileşme için sağlam bir adım olabilir.