Antisosyal kişilik bozukluğu olan herkes tehlikeli ya da suça eğilimli değildir; bu yaygın ama hatalı bir genellemedir. Bu tanı, başkalarının haklarını göz ardı etme, dürtüsellik, sorumsuzluk ve pişmanlık duymakta zorlanma gibi yerleşik davranış örüntüleriyle tanımlanır.
Tehlike algısı kişiden kişiye çok değişir. Bu özellikleri taşıyan birçok kişi kimseye fiziksel zarar vermez; zorluklar daha çok ilişkilerde güven, dürüstlük ve sınırlar alanında yaşanır. Şiddet, bu tanıyla otomatik olarak eşit değildir.
Önemli bir nokta da şudur: "antisosyal" sözcüğü bir etiketleme ya da birini damgalama aracı değildir. Tanı, ancak ayrıntılı bir değerlendirmeyle ruh sağlığı uzmanı tarafından konulur; günlük gözlemle birine bu tanıyı yakıştırmak doğru değildir.
Bu durum desteklenebilir bir tablodur. Danışmanlık süreçleri, dürtü kontrolü ve ilişki becerileri üzerinde çalışmaya yardımcı olabilir. Yakınınızda bu özellikler nedeniyle güvenliğinizden endişe ediyorsanız bir uzmana danışın; somut bir tehdit varsa 112'den destek alın.