Sürekli başkalarını mutlu etmeye çalışırken kendini unutman, genellikle onay ihtiyacı ve reddedilme korkusu üzerine kurulu öğrenilmiş bir örüntünün sonucudur. Bu eğilim çoğu zaman çocuklukta, sevginin ya da kabulün koşullara bağlı olduğu deneyimlerle şekillenebilir; değerlendirme bir uzmana aittir.
Böyle bir örüntüde kişi, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koymayı öğrenmiştir. Sonuçta kendi istekleri, sınırları ve duyguları zamanla görünmez hale gelir; kişi ne istediğini bile fark etmekte zorlanabilir.
Faydalı olabilecek adımlar:
- Kendi ihtiyaçlarını fark etmek ve onları meşru görmek
- Küçük durumlarda önce kendi tercihini sormayı denemek
- Sınır koymanın bencillik değil, öz-bakım olduğunu hatırlamak
- Öz-değerini başkalarının onayından bağımsız inşa etmeye çalışmak
Kendine, sevdiğin birine davrandığın gibi şefkatle yaklaşmak bu dönüşümü kolaylaştırır. Bu kalıp çoğu zaman insanları memnun etme (people pleasing) eğilimiyle bağlantılıdır. Derin ve günlük işlevini, ilişkilerini bozan bir örüntü söz konusuysa, bir uzmanla terapi çalışması destekleyici olabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.