Bir karara vardıktan sonra bile Doğru mu yapıyorum? diye sormanız, kararsızlığın değil, kararın ağırlığını ciddiye almanızın bir işaretidir. Bu sorunun kesin ve dışarıdan gelen bir cevabı yoktur; doğruluk, bu kararın sizin değerlerinizle ne kadar uyumlu olduğuyla ilgilidir.
Kendinizle bir kontrol yapmak için şu sorular yardımcı olabilir:
- Bu karar geçici bir öfkeden mi, yoksa uzun süredir süzülen bir sonuçtan mı doğuyor?
- Denemek istediğim ama henüz denemediğim bir yol kaldı mı?
- Kararımı sakin olduğum anlarda da aynı netlikte hissediyor muyum?
Kuşku duymak kararı geçersiz kılmaz; çoğu insan büyük yaşam değişikliklerinde bu duyguyu yaşar ve bu son derece insancadır. Bireysel danışmanlık, kararınızın arkasındaki iç içe geçmiş duyguları ayrıştırıp süreci daha sağlam taşımanıza yardımcı olabilir. Sürecin pratik ve hukuki yanları için ayrıca uzman bilgisi almanız da yerinde olur. Güvenliğinizi tehdit eden bir durum, şiddet ya da korku varsa, her şeyden önce önceliğiniz güvende olmaktır; bunun için bir uzmana ve destek hattına başvurun.
Bu icerik bilgilendirme amaclidir, tibbi tani veya tedavi yerine gecmez.