İlişki sırasında zihnin başka yerlere kayması yaygın bir durumdur ve çoğu zaman kaygıyla, kendini izlemeyle ya da günlük stresin yüküyle ilgilidir. Zihin haz duyumlarından uzaklaştığında uyarılma azalır, bu da kaygıyı besler. Yani sorun çoğunlukla isteksizlik değil, dikkatin nereye yöneldiğidir.
Yardımcı olan yaklaşım, dikkati performans düşüncelerinden bedensel duyumlara kaydırmaktır. Dokunmaya, sıcaklığa, nefese ve temasa odaklanmak zihni şimdiki ana getirir. Cinselliği bir sınav gibi değil, paylaşılan bir deneyim gibi ele almak baskıyı azaltır. Eşle açık konuşmak ve acele etmemek de dağılmayı azaltabilir.
Eğer dikkat dağınıklığına yoğun kaygı, çökkünlük ya da geçmiş zorlayıcı deneyimlerin canlanması eşlik ediyorsa, tabloyu bütüncül değerlendirmek gerekir. Bedensel bir etkenden kuşkulanılıyorsa bir hekime başvurmak yerinde olur. Bu durum ele alınabilir bir konudur. Sürerse, bir uzmandan destek almak odaklanmayı ve haz alma kapasitesini yeniden kurmaya yardımcı olabilir.