Eşinizin sizi dinlemediği duygusu çoğu zaman gerçek bir ilgisizlikten değil, konuşmanın eleştiri gibi başlamasından doğan savunmadan kaynaklanır. İnsan kendini saldırı altında hissettiğinde dinlemeyi bırakıp kendini korumaya geçer; bu otomatik bir tepkidir.
Konuşmaya yumuşak bir başlangıç yapmak çok işe yarar. Sen hiç umursamıyorsun yerine, Bugün çok yorgunum ve bunu seninle paylaşmaya ihtiyacım var demek karşı tarafın kapanmasını azaltır. İlk cümle suçlama değil, duygu ve ihtiyaç içerdiğinde dinlenme olasılığı artar.
Anlaşıldığınızı kontrol etmek için somut bir istekte bulunun: Söylediğimi kendi cümlelerinle bana tekrar eder misin? Bu basit alışkanlık, anlaşılma hissini güçlü biçimde artırır ve yanlış anlaşılmaları azaltır.
Dinleme tek taraflı değildir; siz de eşinizin anlatımını bölmeden, telefona bakmadan dinlediğinizde örüntü karşılıklı olarak değişmeye başlar. İyi niyetli denemeler sonuç vermiyor ve bu sıkıntı uzun süredir devam eden bir oruntu haline geldiyse, çift terapisi kısır döngüyü fark etmeyi ve yeni iletişim alışkanlıkları kurmayı kolaylaştırabilir.
Bu icerik bilgilendirme amaclidir, tibbi tani veya tedavi yerine gecmez.