Güven kuramamak yüzünden ilişkilerin tekrar tekrar bitiyorsa, bu çoğu zaman karakter kusuru değil, geçmiş deneyimlerden ve bağlanma örüntülerinden gelen bir korunma biçimidir. Bunu fark etmek, değiştirmenin ilk adımıdır.
Sürekli güvensizlik, çoğu zaman erken yaşam deneyimleri, geçmiş ihanetler ya da terk edilme korkusuyla beslenir. Bu korku sürekli kontrol, sınama ya da geri çekilme gibi davranışlara yol açtığında, ironik biçimde korkulan sonu hızlandırabilir.
Yardımcı olabilecek yaklaşımlar: güvensizlik tetiklendiğinde tepki vermeden önce duraklamak; "bu his bugünkü gerçeğe mi yoksa geçmişe mi ait" diye sormak; partneri sınamak yerine kaygını açıkça paylaşmak; ve küçük adımlarla kendi öz-değerini güçlendirmek.
Bu örüntünün kökenine inmek ve daha güvenli bir bağ kurma becerisini geliştirmek çoğu zaman bir ruh sağlığı uzmanıyla çalışmayı gerektirir. Güven onarılabilir bir beceridir; üzerinde çalışıldığında ilişkilerin seyri değişebilir.