Yalnızken sertleşmenin korunup partnerle birlikteyken zorluk yaşanması, çoğu zaman tablonun büyük ölçüde psikolojik ve ilişkisel etkenlerle bağlantılı olabileceğini düşündürür. Bu önemli bir ipucudur, çünkü bedensel mekanizmanın temelde çalıştığını gösterir; ancak kesin değerlendirme yine de bir hekim tarafından yapılmalıdır.
Bu durumun arkasında sıklıkla performans kaygısı, başarısız olma korkusu, partnerle ilgili gerginlikler, stres ya da beklenti baskısı bulunur. Kaygı, dikkati uyarılmadan uzaklaştırarak sertleşmeyi güçleştirir; yaşanan zorluk yeni kaygıyı besler ve kendini sürdüren bir döngü oluşur. Bu, bir karakter sorunu ya da isteksizlik anlamına gelmez.
Yine de yalnızca psikolojik varsaymak yerine, bedensel etkenlerin bir üroloji hekimince değerlendirilmesi yerinde olur. Tablo psikolojik ve ilişkisel ağırlıklı görünüyorsa, cinsel terapi alanında çalışan bir uzmanla, mümkünse partnerle birlikte yürütülen çalışma çoğu durumda olumlu sonuç verir.