Anlaşılmadığınızı hissetmeniz, çoğu zaman ihtiyaçlarınızın açıkça ifade edilemediği ya da farklı dinlenildiği anlamına gelir; bu, partnerinizin sizi umursamadığı anlamına gelmez. İletişim üzerine yapılan psikoloji çalışmaları, çiftlerin sıklıkla aynı olayı farklı duygusal pencerelerden yorumladığını gösterir. Yani sorun çoğu kez kötü niyet değil, mesajın iletilme ve alınma biçimidir.
Anlaşılmak, somut bir konudan çok altta yatan duygunun görülmesiyle ilgilidir. Örneğin geç kalınan bir buluşma aslında değer görme ihtiyacına dokunabilir. Bu nedenle şikayeti tekrarlamak yerine, o anda ne hissettiğinizi ve neye ihtiyaç duyduğunuzu paylaşmak daha etkilidir.
- Suçlayıcı bir dil yerine kendi duygunuzu anlatan ifadeler kullanın.
- Beklentinizi tahmin etmesini ummak yerine açıkça söyleyin.
- Konuşmadan önce uygun bir zaman ve sakin bir ortam seçin.
- Partnerinizin de bakış açısını anladığınızı yansıtın.
Anlaşılmama hissi sürekli bir yalnızlığa dönüşüyor, tartışmalar yıpratıcı bir hal alıyor ya da kendinizi sürekli küçümsenmiş hissediyorsanız, bir ruh sağlığı uzmanından ya da çift danışmanından destek almak faydalı olabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.