Aynada gördüğünüz görüntü her zaman başkalarının sizi gördüğü gerçekliğin birebir aynısı değildir. Beynimiz, üzerine yoğunlaştığımız bir bölgeyi olduğundan daha büyük, daha belirgin ve daha kusurlu algılayabilir. Bir özelliğe ne kadar çok bakar ve odaklanırsanız, o özellik zihninizde o kadar büyür; bu, algının kendisini çarpıtan bir döngüdür.
Bu, kusurun tamamen hayal olduğu anlamına gelmez; ancak yaşadığınız sıkıntının şiddeti çoğu zaman görünür gerçeklikle orantılı değildir. Önemli olan, bu düşüncenin günlük yaşamınızı ne kadar etkilediğidir.
Aynayı tekrar tekrar kontrol etmek, kusuru aramak için saatler harcamak ya da bu yüzden sosyal ortamlardan kaçınmak söz konusuysa, sorun büyük olasılıkla görünümünüzde değil, algı ve kaygı düzeyindedir. Kendinize tek başınıza karar vermeye çalışmak yerine bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmanız, bu döngüyü anlamanın ve hafifletmenin en güvenli yoludur.