Kendinizi çok çirkin görmeniz çoğu zaman dış görünüşünüzün gerçeğiyle değil, beden algınızla ve öz-değerinizi görünüşe indirgemenizle ilgilidir. Bir kişinin değeri görünüşüne eşit değildir; zeka, ilişkiler, üretkenlik ve karakter de benliğin parçasıdır.
Bu kaygıyı besleyen sık etkenler şunlardır:
- Sosyal medyadaki düzenlenmiş, filtreli görüntülerle kendinizi karşılaştırmak
- Aynaya bakarken yalnızca kusur saydığınız ayrıntılara odaklanmak
- Olumsuz iç sesin görünüşünüzü olduğundan kötü göstermesi
Başkalarının sizi sizin kendinizi gördüğünüz kadar olumsuz değerlendirmediğini fark etmek genellikle yardımcı olur. Karşılaştırmayı azaltmak, beden algısını gerçekçi sınamak ve öz-değeri görünüş dışında alanlarla beslemek işe yarar. Kendinize bir arkadaşınıza göstereceğiniz anlayışı göstermek de bu süreçte önemlidir.
Eğer bu düşünceler günün büyük bölümünü kaplıyor, sürekli zihninizi meşgul ediyor, kaçınma davranışına yol açıyor ya da işlevselliğinizi bozuyorsa, bu durum daha ayrıntılı değerlendirmeyi gerektirebilir. Kanıta dayalı yaklaşımlar (bilişsel davranışçı yöntemler) için bir uzmandan destek almanız önerilir.