Stres ve heyecan kekemeliğin tek nedeni değildir, ancak var olan kekemeliği belirgin biçimde artırabilir. Kekemelik, kökeninde nörogelişimsel ve genetik etkenlerin yer aldığı, konuşmanın akıcılığını etkileyen bir durumdur. Yani stres tek başına kalıcı bir kekemelik oluşturmaz; daha çok belirtileri görünür kılar veya şiddetlendirir.
Heyecan, korku, kaygı ve sosyal baskı gibi durumlar, konuşmayı yöneten ince koordinasyonu zorlayarak takılmaları artırabilir. Bu nedenle birçok kişi gergin ortamlarda daha fazla, rahat ortamlarda ise daha az takılma yaşar. Geçici, gerginliğe bağlı sürçmeleri gerçek kekemelikten ayırmak önemlidir.
Değerlendirmede danışanın öyküsü, başlangıç yaşı ve takılmanın niteliği belirleyicidir. Akıcılık sorunu süreklilik gösteriyorsa, bir dil ve konuşma terapistine yönlendirme yararlıdır. Eşlik eden yoğun kaygı varsa, ruh sağlığı uzmanıyla birlikte çalışmak süreci destekler.