Kendini çirkin bulman gerçek ve sancılı bir his olsa da, bu duygu çoğu zaman aynadaki görüntünden değil, kendine yönelttiğin eleştirel iç sesten ve beden algından kaynaklanır. Beden imajı, yani kendi görünüşümüzü nasıl algıladığımız, gerçek dış görünüşle her zaman örtüşmez; ruh halimiz, öz-değerimiz ve karşılaştırma alışkanlıklarımız bu algıyı güçlü biçimde etkiler. Özellikle sosyal medyada görülen filtrelenmiş, seçilmiş görüntülerle kendini kıyaslamak bu hissi besler.
İlk adım, bu düşünceleri kesin bir gerçek değil, sınanabilir bir yorum olarak görmektir. Kendine gösterdiğin sertliği bir arkadaşına gösterir miydin sorusu işe yarar. Bedenini ne yaptığıyla (yürümek, sarılmak, gülmek) değerlendirmek, yalnızca nasıl göründüğüyle değil, algıyı yumuşatır.
Bu his sosyal hayatını, ilişkilerini ya da ruh halini belirgin biçimde etkiliyorsa, ya da görünüşünle ilgili tek bir ayrıntıya saatlerce takılıp kalıyorsan, bir ruh sağlığı uzmanından destek almak değerlidir. Bilişsel davranışçı yaklaşımların beden imajı sıkıntılarında etkili olduğu bilinir.