Stres, beden ile zihin arasındaki nöroendokrin ve bağışıklık ağları üzerinden ciltteki iltihaplı yanıtı etkileyebilir. Algılanan tehdit, hipotalamus-hipofiz-adrenal eksenini ve sempatik sinir sistemini etkinleştirir; bu yolakların düzensizleşmesi cildin bariyer işlevini ve bağışıklık dengesini bozabilir.
Deri, sinir uçları ve bağışıklık hücreleri bakımından zengin bir organdır. Kronik stres durumunda salgılanan aracılar, ciltteki mast hücrelerini ve sitokin yanıtlarını değiştirerek kaşıntı, kızarma ve bariyer bozulmasına katkıda bulunabilir. Bu nöro-immün etkileşim, atopik dermatit, psoriazis gibi tablolarda alevlenmeleri kolaylaştırabilir.
Klinik açıdan stres tek başına bir tanı değildir. Cilt belirtileri hem dermatolojik hem psikolojik boyutta ele alınmalı; tıbbi değerlendirme ve gerektiğinde dermatoloji ile ruh sağlığı uzmanının iş birliği esastır. Stres yönetimi, tıbbi tedaviyi tamamlayan destekleyici bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.