Topluluk içinde sürekli yanlış bir şey söyleme korkusu, başkalarının sizi olumsuz değerlendireceği endişesinden kaynaklanan yaygın bir sosyal kaygı belirtisidir. DSM-5-TR, başkalarının önünde küçük düşme ya da olumsuz değerlendirilme korkusunu sosyal kaygı bozukluğunun merkezine koyar. Bu korku gerçek bir tehlikeden çok, abartılmış bir değerlendirilme beklentisinden beslenir.
Bu korku genellikle aşırı öz izleme yaratır; kendi sözlerinizi sürekli denetlerken doğal akış bozulur. Çoğu zaman insanlar sizi düşündüğünüz kadar yakından değerlendirmez; herkes büyük ölçüde kendi izlenimiyle meşguldür. Dikkatinizi dışarıya, karşınızdaki kişiye ve sohbetin içeriğine yöneltmek, bu iç denetimi yumuşatabilir. Küçük tutukluklar ya da duraksamalar, çoğu sohbetin doğal bir parçasıdır ve nadiren akılda kalır.
- Dikkati kendinizden sohbetin içeriğine kaydırmaya çalışın.
- Kaçındığınız ortamlara kademeli olarak girin.
- Felaket senaryolarını gerçekçi olasılıklarla karşılaştırın.
- Küçük hataların ilişkileri bozmadığını hatırlayın.
Bu korku sosyal ortamlardan kaçınmanıza, iş ya da ilişkilerinizde kısıtlanmaya yol açıyorsa, bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Sosyal kaygı, uygun destekle etkili biçimde yönetilebilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.