Utangaçlık çoğu çocukta normal bir mizaç özelliğidir, sosyal kaygı ise çocuğun yaşamını belirgin biçimde kısıtlayan, yoğun ve sürekli bir korku ve kaçınma hâlidir. İkisini ayırmada en önemli ölçüt, durumun çocuğun günlük işlevini ne kadar bozduğudur.
Uzmana başvurmayı düşündürebilecek bazı işaretler şunlardır:
- Sosyal ortamlardan sürekli ve belirgin kaçınma
- Okula gitmek istememe ya da arkadaş ilişkilerinin ciddi şekilde etkilenmesi
- Sosyal durumlarda yoğun kaygı, ağlama ya da karın ağrısı gibi bedensel yakınmalar
- Bu durumun aylarca sürmesi ve çocuğun mutluluğunu azaltması
Utangaç bir çocuk genellikle ısındığında rahatlar ve katılım gösterir; sosyal kaygıda ise korku yoğun, sürekli ve işlev bozucudur. Çocuklarda tanı koymak dikkat gerektirir; benzer belirtiler farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Bu nedenle değerlendirme çocuk ruh sağlığı alanında çalışan bir uzmana bırakılmalıdır. Erken değerlendirme, gereksiz endişeyi azaltır ve gerektiğinde uygun desteğin planlanmasına yardımcı olur. Bu süreçte çocuğu etiketlememek, zorlamamak ve sıcak bir tutum sürdürmek önemlidir. Tanı ve yönlendirme uzman tarafından yapılmalıdır.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.