Anksiyete bozukluğu, gerçek bir tehlikeyle orantısız, aşırı ve sürekli kaygı ile endişenin kişinin günlük yaşamını olumsuz etkilediği bir ruh sağlığı durumudur. Kaygı insanın doğal ve koruyucu bir tepkisidir; ancak kontrol edilemez hale geldiğinde, uzun süre sürdüğünde ve işlevselliği bozduğunda bir bozukluğa dönüşebilir.
DSM-5-TR çeşitli anksiyete bozukluklarını tanımlar, örneğin:
- Yaygın anksiyete bozukluğu: birçok konuda sürekli, kontrol edilmesi zor endişe
- Sosyal anksiyete bozukluğu: değerlendirilme ve eleştirilme korkusu
- Panik bozukluğu: ani ve yoğun panik ataklarının tekrarlaması
Belirtiler hem zihinsel hem bedenseldir: huzursuzluk, sürekli tetikte olma, kaslarda gerginlik, çarpıntı, uyku sorunları ve odaklanma güçlüğü gibi. Kişi çoğu zaman kaygısının aşırı olduğunu bilse de durduramaz; bu da yorucu bir kısırdöngüye yol açabilir. Bu belirtiler aylarca sürüp yaşam kalitesini düşürdüğünde bir değerlendirme önem kazanır.
Anksiyete bozukluğu sık görülen ve üzerinde çokça çalışılmış bir durumdur; uygun destekle yönetilebilir, bu da umut verici bir noktadır. Yine de hangi türde olduğunu ve nasıl bir yol izleneceğini belirlemek bir uzmanın değerlendirmesini gerektirir. Belirtiler günlük yaşamınızı zorlaştırıyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız faydalı olacaktır; bu adım, kontrolün yeniden sizde olmasına yardımcı olabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.