Çocukluk çağı travmaları, gelişim döneminde yaşandığı için yetişkinlikte duygusal, ilişkisel ve bedensel düzeyde izler bırakabilir. Sık bildirilen etkiler arasında duyguları düzenlemede zorluk, güven ve bağlanma sorunları, düşük benlik değeri, kaygı ve çökkünlük belirtileri, tetikte olma, kaçınma ve kimi durumlarda travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yer alır. Erken ve sürekli stresin gelişen sinir sistemi üzerindeki etkisi, bu tepkilerin temel mekanizması olarak araştırılır.
Ödevin için Olumsuz Çocukluk Deneyimleri (Adverse Childhood Experiences, ACE) çalışmaları, bağlanma kuramı ve travma sonrası stres literatürü iyi başlangıç noktalarıdır. Güncel akademik makaleler için kurumunun erişebildiği veri tabanlarına bakman yararlı olur.
Önemli bir noktayı da eklemekte yarar var: bu etkiler kalıcı bir kader değildir. Çocukluk travmalarında iyileşme mümkündür ve travma odaklı yaklaşımlar (travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ve EMDR) bilimsel olarak etkili kabul edilir. Bu denge, çalışmanı daha bütüncül kılacaktır.