Yas tutarken ağlayamamak ve içte taş gibi bir uyuşukluk hissetmek normaldir; herkes kaybını gözyaşıyla ifade etmez. Özellikle sarsıcı bir kayıptan sonra zihin, acıyı bir anda taşıyamayacağı için bir tür duygusal donma ya da uyuşma haliyle kendini korur. Bu, sevginizin ya da acınızın az olduğu anlamına gelmez.
İnsanlar yası çok farklı yollarla yaşar; kimi ağlar, kimi sessizleşir, kimi içine kapanır. Ağlayamamak sizi duygusuz ya da kusurlu yapmaz. Bu donukluk çoğu kişide zamanla yumuşar ve duygular kendi temposunda yüzeye çıkar.
Eğer bu uyuşma hali uzar, kendinizi tümüyle kopuk hissetmenize, işlevlerinizin bozulmasına ya da yaşamdan uzaklaşmaya yol açarsa, bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek faydalı olur. Kendinize ağlama ya da belirli bir şekilde hissetme baskısı yapmayın; yasınızı kendi yolunuzla yaşamanız tamamen geçerlidir.