Horlama temelde tıbbi ve mekanik bir durumdur, doğrudan psikolojik bir belirti değildir. Horlama, uyku sırasında üst solunum yolundaki dokuların titreşmesiyle oluşur. Burun tıkanıklığı, geniz eti, fazla kilo, alkol alımı, sırtüstü uyumak ve bazı anatomik özellikler en sık katkıda bulunan etkenlerdir. Yani horlamayı tek başına strese ya da psikolojik bir nedene bağlamak doğru olmaz.
Stresin dolaylı bir rolü olabilir; örneğin stres uyku düzenini bozar, alkol kullanımını ya da kilo değişimini etkileyebilir ve bunlar horlamayı dolaylı olarak artırabilir. Ancak bu, horlamanın psikolojik kökenli olduğu anlamına gelmez.
Önemli olan, horlamanın bazen uyku apnesi gibi nefesin kesildiği bir durumun habercisi olabilmesidir ve bu hafife alınmamalıdır. Horlamanıza gündüz aşırı uykululuk, sabah yorgunluğu ya da uykuda nefesin durduğu izlenimi eşlik ediyorsa bir hekime başvurmanız ve gerekirse uyku kliniğinde değerlendirilmeniz önemlidir.