Uyku ile anksiyete arasında iki yönlü, yani birbirini besleyen bir ilişki vardır. Anksiyete uykuyu bozar; bozulan uyku da anksiyeteyi artırır. Bu nedenle ikisi çoğu zaman bir kısırdöngü oluşturur.
Mekanizmayı şöyle özetlemek mümkündür: Anksiyetede sinir sistemi alarm halindedir. Zihin tehlike arayarak hareketli kalır, vücutta uyarıcılık artar ve gevşeyip uykuya dalmak zorlaşır. Stres tepkisiyle ilişkili hormonlar uyanıklık halini destekleyerek uykuya geçişi ve uykunun derinliğini etkiler.
Diğer yönden, yetersiz uyku beynin duygu düzenleme kapasitesini zayıflatır. Yorgun bir beyin tehditleri daha büyük algılar, kaygıya daha yatkın hale gelir. Böylece az uyku ertesi gün daha çok kaygı, daha çok kaygı da gece daha az uyku anlamına gelebilir.
Bu döngü şu yaklaşımlarla yumuşatılabilir:
- Düzenli uyku ve uyanma saatleri
- Yatmadan önce gevşeme ve nefes egzersizleri
- Gün içinde hareket ve gün ışığı
Döngü inatçı ise bir uzmandan destek almak faydalıdır.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.